Bu dönem, doğumdan sonraki 6 haftalık yani 40 günlük süreyi kapsar. Bu dönem toparlanma dönemidir. Kolay veya zor, normal veya sezeryan her ne şekilde olursa olsun, doğum sonrası vücudun yenilenme ve iyileşme dönemidir.
Lohusalık dönemi, hormonal, biokimyasal, rusal ve metabolik değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. 40 haftalık gebelikteki hormonal tablo, doğumun gerçekleşmesiyle birlikte tamamen farklı bir boyut alır. Gebelikte aşırı miktarda progesteron ve östrojen yüklü vücut, doğumdan sonra progesteron ve östrojenin azalması ve süt salgılayan hormonun devreye girmesiyle birlikte bir takım değişimler yaşar.
Östrojenin düşmesi lohusada bir çeşit depresif ruh halinin ortaya çıkmasına neden olur. Kolay ağlayan, mutsuz, alıngan, çabuk yorulan isteksiz bir hale gelir. Bu dönemde zaten emzirme ve uykusuzluklar nedeniyle tam dinlenemeyen lohusada hormonların da etkisiyle bir nevi çöküş yaşanır. Doğumdaki kanamanın sonucu, demir depolarının azalması sonucu oluşan halsizlik, iştahsızlık ve dikkat azalması bir çeşit depresyonu taklit eder.
Düzenli uyku, beslenme ve gerekirse vitamin ve demir takviyesi ile 6 haftalık bu toparlanma süresinin sonunda, beden fonksiyonları yavaş yavaş yerine gelmeye başlar. Bazen bu depresif durum bir sene kadar devam eder. Buna lohusalık depresyonu denir.
Hafif veya ağır, genellikle her doğum yapan anne bu bir senelik depresif durumu yaşar. Bazıları yoğun tempoları nedeniyle bunu farketmeden atlatır. Bazı anneler ise travmatik doğum geçirmişse, bebeğine bakmakta zorlanıyorsa, aile içi sorunlar yaşamaktaysa malesef bu dönemi problemsiz atlatmak şansına sahip değildir. Hatta bu durum lohusalık psikolozuna kadar giden ağır bir psikiyatrik tablo olarak da karşımıza çıkabilir. Bu durumda kesin olarak bir psikiyatrın yardımına ihtiyaç vardır.
Bir senelik depresif period genellikle problemsiz atlatılır. Bu dönemde annede halsizlik, cinsel ilişkiden kaçma, cinsel ilişki sırasında kuruluk ve ağrı hissetme, tekrarlayan mantar enfeksiyonları, tırnaklarda kırılma, saç dökülmesi, her şeye karşı genel isteksizlik, uyku bozuklukları, kendini mutsuz hissetme gibi belirtiler görülür.
Bu belirtiler tek tek uygun tedavi ile giderilebilir. Doğum yapan annelere genellikle doğumdan sonra 2 ay kadar bir süre demir takviyesi ve multivitaminler verilmelidir. Düzenli uyku uyuması sağlanmalı, beslenmesinde de emzirme durumuna göre takviye yapılmalıdır. Emziren annelerin kalori ihtiyacı arttığı için günlük besin alımını arttırmalı ve günlük öğün sayısını gebelikte olduğu gibi beşe çıkarmalı, yani ara öğünlerle beslenmesi sağlanmalıdır. Anksiyete ve mutsuzluk hallerinde antistress ilaçlarla veya anne sütüyle bebeğe geçmeyecek hafif sedatiflerle tedavi etmek gerekebilir.
Gebelik döneminde anne adayına gebelik sonrası vücudunda ve ruhsal durumunda değişiklikler olabileceğini söyleyerek lohusalık dönemini rahat atlatması için bilgilendirme gerekir.
Aynı şekilde baba adayını da uyarıp olabilecek değişikliklere karşı hazırlamak gerekir.
Konuyla ilgili herhangi bir soru, görüş ya da öneriniz varsa lütfen yorum yazarak bunu bize aktarın. Unutmayın, bilgi paylaştıkça çoğalır. Sorular soruldukça çözülür.
0 Yorum.