<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Bilgileri - Haberleri - Rehberi - Ürünleri</title>
	<atom:link href="http://www.sagliklibilgi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliklibilgi.com</link>
	<description>Sağlık Bilgileri - Haberleri - Rehberi - Ürünleri</description>
	<lastBuildDate>Sun, 28 Feb 2010 08:14:08 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kalça egzersizleri, basen eritme hareketleri</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/diyet-zayiflama-kilo-vermek/kalca-egzersizleri-basen-eritme-hareketleri.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/diyet-zayiflama-kilo-vermek/kalca-egzersizleri-basen-eritme-hareketleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 07:56:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet - Zayıflama - Kilo Vermek]]></category>
		<category><![CDATA[basen egzersizi]]></category>
		<category><![CDATA[basen egzersizleri]]></category>
		<category><![CDATA[basen eritme]]></category>
		<category><![CDATA[basen eritme egzersizleri]]></category>
		<category><![CDATA[basen eritme hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[basen hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[basen inceltme]]></category>
		<category><![CDATA[basen inceltme hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[basen nasıl eritilir]]></category>
		<category><![CDATA[basenleri eritmek]]></category>
		<category><![CDATA[basenlerimi nasıl eritebilirim]]></category>
		<category><![CDATA[basenlerimi nasıl eritirim]]></category>
		<category><![CDATA[kaçla eritme hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalça egzersizi]]></category>
		<category><![CDATA[kalça egzersizleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalça eritme hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalça eritme yöntemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=209</guid>
		<description><![CDATA[
Faydası: Kalça ve kalçanın dış kısmını kuvvetlendirir.
Uygulama: Yanlamasına uzanın. Attaki
bacağınızı bükün. Üstte kalan bacağınızı ayağınız zemine dönük olarak kaldırın. Her seri sonunda bacak değiştirin.
Egzersizi yaparken:
- bacağınızı kaldırırken kalça kaslarınızı kuvvetle sıkın,
- bacağınızı indirirken zemine dokunmayın,
- güç harcadığınız aşamada nefes verin.
Program:
1. hafta 3 seri 15 tekrar
2. hafta 4 seri 20 tekrar
3. hafta ve sonrası 5 seri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i50.tinypic.com/2n81xm9.gif" alt="" /></p>
<p>Faydası: Kalça ve kalçanın dış kısmını kuvvetlendirir.</p>
<p>Uygulama: Yanlamasına uzanın. Attaki<br />
bacağınızı bükün. Üstte kalan bacağınızı ayağınız zemine dönük olarak kaldırın. Her seri sonunda bacak değiştirin.</p>
<p>Egzersizi yaparken:<br />
- bacağınızı kaldırırken kalça kaslarınızı kuvvetle sıkın,<br />
- bacağınızı indirirken zemine dokunmayın,<br />
- güç harcadığınız aşamada nefes verin.</p>
<p>Program:<br />
1. hafta 3 seri 15 tekrar<br />
2. hafta 4 seri 20 tekrar<br />
3. hafta ve sonrası 5 seri 25 tekrar</p>
<p>* Her seri arasında mutlaka 30 saniye dinlenin ve gevşeyin.</p>
<p><span id="more-209"></span></p>
<p><center></center></p>
<p><img src="http://i46.tinypic.com/jl2hc9.gif" alt="" /></p>
<p>Faydası: Kalçayı sıkılaştırır.</p>
<p>Uygulama: Emekleme pozisyonu alın. Bir bacağınızı bükerek yukarı doğru kaldırın.<br />
Her seri sonunda bacak değiştirin.</p>
<p>Egzersizi yaparken:<br />
- topuğunuz yukarı doğru bakmalı,<br />
- sırtınızı tamamen düz tutun,<br />
- kalçanızı maksimum oranda sıkın,<br />
- bacağınızı fazla kaldırmaya çalışmayın,<br />
- ellerinize değil, dirseklerinize dayanın,<br />
- gövdenizi çevirmeyin,<br />
- güç harcarken nefes verin.</p>
<p>Program:<br />
1. hafta 3 seri 15 tekrar<br />
2. hafta 4 seri 20 tekrar<br />
3. hafta ve sonrası 5 seri 25 tekrar</p>
<p>* Her seri arasında mutlaka 30 saniye dinlenin ve gevşeyin.</p>
<p><img src="http://i46.tinypic.com/2akeq86.gif" alt="" /></p>
<p>Faydası: Kalça ve bacakları kuvvetlendirir. Yüksek kalori harcanmasını sağlar.</p>
<p>Uygulama: Ayakta, bir adım öne gider gibi durun (bacaklarınızı 1 metre kadar ayırın). Arkada duran bacağı bükerek dizinizi yere doğru götürürken, kalça ve önde duran bacağınız arasında dik bir açı oluşturmaya çalışın. Her seri sonunda bacak<br />
değiştirin.</p>
<p>Egzersizi yaparken:<br />
- öne değil de zemine doğru gitmek için arka bacağınız üzerinde yaylanın,<br />
- karın kaslarınızı kasın,<br />
- arkada duran ayağın topuğunu kalkık tutun,<br />
- dizinizi yere koymayın.</p>
<p>Program:<br />
1. hafta 3 seri 10 tekrar<br />
2. hafta 4 seri 15 tekrar<br />
3. hafta ve sonrası 5 seri 20 tekrar</p>
<p>* Her seri arasında mutlaka 30 saniye dinlenin ve gevşeyin.</p>
<p><center></center></p>
<p><img src="http://i50.tinypic.com/n1c8z8.gif" alt="" /></p>
<p>Faydası: Kalçayı çalıştırır ve kuvvetlendirir.</p>
<p>Uygulama: Sırt üstü uzanın, bacaklarınızı bükün, ayak tabanlarınızı yerde ve<br />
kalçanıza yakın tutun. Topuklarınızla iterek<br />
kalça ve sırtınızı kaldırın.</p>
<p>Egzersizi yaparken:<br />
- sırtınızın üst kısmını ve omuzlarınızı yerde tutun,<br />
- kaldırma sırasında kalça ve karın kaslarınızı sıkın,<br />
- yukarı çıkmaya çalışırken dizlerinizi açmayın,<br />
- her tekrardan sonra değil seriyi tamamladıktan sonra dinlenin,<br />
- güç harcarken nefes verin.</p>
<p>Program:<br />
1. hafta 3 seri 15 tekrar<br />
2. hafta 4 seri 20 tekrar<br />
3. hafta ve sonrası 5 seri 25 tekrar</p>
<p>* Her seri arasında mutlaka 30 saniye dinlenin ve gevşeyin.</p>
<p><img src="http://i48.tinypic.com/jpeef9.gif" alt="" /></p>
<p>Faydası: Kalçayı kuvvetlendirir.</p>
<p>Uygulama: Emekleme pozisyonu alın. Bir bacağınızı gergin olarak arkaya uzatın ve<br />
yukarı doğru kaldırın. Her seri sonunda bacak değiştirin.</p>
<p>Egzersizi yaparken:<br />
- sırtınızı mümkün olduğu kadar düz tutun ve bacağınızı yukarıya doğru kaldırırken kalçanızı olabildiğince sıkın.<br />
- bacağınızı çok yükseğe çıkarmaya çalışmayın,<br />
- ellerinize değil dirseklerinize dayanın,<br />
- gövdenizi çevirmeyin,<br />
- dizlerinizi açmayın,<br />
- güç harcarken nefes verin.</p>
<p>Program:<br />
1. hafta 3 seri 15 tekrar<br />
2. hafta 4 seri 20 tekrar<br />
3. hafta ve sonrası 5 seri 25 tekrar</p>
<p>* Her seri arasında mutlaka 30 saniye dinlenin ve gevşeyin.</p>
<p><center></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/diyet-zayiflama-kilo-vermek/kalca-egzersizleri-basen-eritme-hareketleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dişlerinizi Beyazlatmak İsterken Diş Sağlığınız İle Oynamayın</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/dis-sagligi/dislerinizi-beyazlatmak-isterken-dis-sagliginiz-ile-oynamayin.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/dis-sagligi/dislerinizi-beyazlatmak-isterken-dis-sagliginiz-ile-oynamayin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 07:25:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[boyalı içecekler]]></category>
		<category><![CDATA[çay]]></category>
		<category><![CDATA[diş beyazlatma yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[diş estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[diş minesi]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı şarap]]></category>
		<category><![CDATA[kola içmenin dişlere zararı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=206</guid>
		<description><![CDATA[Memorial Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Hastalıkları Bölümü Uzmanları, &#8220;Diş beyazlatma yöntemleri&#8221; hakkında bilgi verdi.
Diş estetiğinin en önemli konularından biri diş minesinin rengidir. Estetik olarak herkes bembeyaz dişlere sahip olmak ister. Dişteki renkleşme sebepleri çok farklıdır. Çay, kahve, sigara, boyalı içecekler, kola, kırmızı şarap gibi içecekler dişlerin renginin koyulaşmasına neden olur. Diş rengi de ten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Memorial Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Hastalıkları Bölümü Uzmanları, &#8220;Diş beyazlatma yöntemleri&#8221; hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Diş estetiğinin en önemli konularından biri diş minesinin rengidir. Estetik olarak herkes bembeyaz dişlere sahip olmak ister. Dişteki renkleşme sebepleri çok farklıdır. Çay, <a href="http://www.sagliklibilgi.com/etiket/kahve" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kahve">kahve</a>, <a href="http://www.sagliklibilgi.com/etiket/sigara" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sigara">sigara</a>, boyalı içecekler, kola, kırmızı şarap gibi içecekler dişlerin renginin koyulaşmasına neden olur. Diş rengi de ten renginiz gibi kalıtsaldır ve doğal olarak daha koyu olabilir. Çocuk yaşta kullanılan bazı ilaçlar da dişlerde koyu lekelere neden olur. Nedeni ne olursa olsun dişlerin daha beyaz ve estetik olması mümkündür.</p>
<p><span id="more-206"></span></p>
<p><center></center></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Diş beyazlatıcı diş macunlarını kullanırken dikkat edin</strong></span></p>
<p>Dişlerinde çeşitli nedenlerle sararma olanlar ve <a href="http://www.sagliklibilgi.com/etiket/sigara" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sigara">sigara</a> tiryakileri, dişlerinin beyaz bir görünüme kavuşmasını sağlamak için beyazlatıcı etkili diş macunu kullandığında, bu tip diş macunlarının içeriğinde bulunan aşındırıcı maddeler nedeni ile dişlerinde tahribata neden olur. Minelerin zarar görmesi nedeniyle, dişlerinde sararma olanların uzun süre beyazlatıcı macun kullanmaları yerine normal macunlarla dönüşümlü olarak kullanması gerekmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Diş beyazlatıcı tozların zararlı etkileri olabilir</strong></span></p>
<p>Eczanelerde satılan beyazlatıcı tozlar dişin üst yapısını erozif bir etki ile yok eder, ilk başlarda bir beyazlama sağlar ama daha sonra çabuk bir kirlenme problemi ortaya çıkarır. Bu nedenle Florlu diş bakım ürünleri kullanıp pütürlü macunlardan ve diş temizleyicilerden uzak durmaya çalışılmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bembeyaz Dişlere Sahip Olmak, Kendinize Güveninizi Artırır</strong></span></p>
<p>Beyazlatma işleminden önce, dişlerinizin dişhekimi tarafindan temizlenmesi gerekir. Dişler üzerindeki lekelerin çıkartılması, diş taşlarının temizlenmesi gereklidir. Problemli diş ve dişetlerinin tedavisi önemlidir.</p>
<p>Diş beyazlatma (bleaching) karbamid peroksit ve türevleri kullanılarak yapılan bir ağartma (renk açma) işlemidir. Kullanılan maddeler oksijen açığa çıkarır, dişlerin rengi açılır. Beyazlatma işlemi iki sistemle uygulanır.</p>
<p><center></center></p>
<p>İlk seçenek diş hekiminin birebir hastaya uyguladığı işlemdir. Muayenehane ortamında dişlere sürülen bir jel ile dişler beyazlatılır. İşlem süresi 1,5 saattir işlem sonunda dişler 5 ton beyazlar.</p>
<p>İkincisi de hastanın kendi dişlerine özel şeffaf bir aparat hazırlanması ile gerçekleştirilir. Beyazlatma jelleri hastaya verilir,evde günde 1-2 saat aparat üzerine uygulanan jel hasta tarafından kullanılır. 6-8 gün içerisinde dişler beyazlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ofis beyazlatma uygulamasından sonra ev beyazlatma takviyesiyle kalıcı ve uzun süreli beyazlatma sağlanır.</strong></span></p>
<p>Beyazlatma işlemi sırasında bazen dişlerde soğuk sıcak hassasiyeti olabilir. Bu normaldir, kalıcı değildir, ertesi gün tamamen geçer.</p>
<p>Beyazlatma işleminden sonra beyazlatıcı diş macunları ile tedavi desteklenir.</p>
<p>Yapılan araştırmalar, beyazlatma jellerinin tamamen güvenli olduğunu kanıtlamıştır. Hamilelik veya engel olacak bir sağlık problemi olmayan herkese uygulanabilir.</p>
<p><center></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/dis-sagligi/dislerinizi-beyazlatmak-isterken-dis-sagliginiz-ile-oynamayin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Maden suyu içmek için o kadar çok nedeniniz var ki</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/maden-suyu-icmek-icin-o-kadar-cok-nedeniniz-var-ki.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/maden-suyu-icmek-icin-o-kadar-cok-nedeniniz-var-ki.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2010 15:26:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[maden suyu]]></category>
		<category><![CDATA[maden suyu faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[maden suyu faydalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[maden suyunun faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=203</guid>
		<description><![CDATA[Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu başlıca mineralleri içeren maden suyunun sindirimden, kalp ve damar hastalıklarına, diş ağrısından zayıflamaya kadar pek çok sorun üzerinde yararlı etkisi bulunuyor. 
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Zeki Karagülle, maden suyunun vücudun mineralli su ihtiyacını karşılayarak sindirimi kolaylaştırdığını; yemek öncesi veya yemek sırasında içilmesi durumunda hızlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu başlıca mineralleri içeren maden suyunun sindirimden, kalp ve damar hastalıklarına, diş ağrısından zayıflamaya kadar pek çok sorun üzerinde yararlı etkisi bulunuyor. </p>
<p>İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Zeki Karagülle, maden suyunun vücudun mineralli su ihtiyacını karşılayarak sindirimi kolaylaştırdığını; yemek öncesi veya yemek sırasında içilmesi durumunda hızlı bir doygunluk sağladığını söyledi.</p>
<p><span id="more-203"></span></p>
<p><center></center></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;Maden suyunda sütten daha fazla kalsiyum var&#8221;</strong></span></p>
<p>Mineralli sular, içerdikleri kalsiyum oranı açısından da vücut için çok faydalı. Avrupalıların, normal su yerine maden suyu içmeyi tercih ettiklerini belirten Prof.Dr. Karagülle, &#8220;Daha önce yapılan araştırmalara göre Türkiye?de kişi başı maden suyu tüketimi yılda 3 litre civarındaydı. Biz bu rakamı 6 litreye çıkarmayı başardık. Hedefimiz ise bunu yılda 10 litreye kadar çıkarmak.&#8221; dedi.</p>
<p>Meyveli maden sularına başta sıcak bakmadıklarını söyleyen Zeki Karagülle, bu ürünleri daha çok gençlerin tercih ettiğini ve onların maden sularına alışmalarını sağlamak adına bu duruma pek ses çıkarmadıklarını söyledi.  </p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kalp ve damar hastalıklarında faydalı</strong></span></p>
<p>İçerdiği magnezyum, sodyum, kalsiyum gibi zengin minerallerin insan sağlığına önemli yararları bulunan maden suyunun cilt üzerinde de yararlı etkileri bulunduğunu belirten Prof.Dr. Karagülle, içmenin yanı sıra dışarıdan sürme yoluyla tatbik edildiğinde maden suyunun cildi canlandırdığını ve gençleştirdiğini söyledi.</p>
<p><center></center></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Maden suyundaki bazı minerallerin sağladığı yararlar:</strong></span></p>
<p>Sinir sisteminin ve kasların gevşemesini sağlayan magnezyum mineralinin kalp ve damar hastalıklarına faydalı etkileri var. Damarlardaki yağ ve kalsiyum birikmesi magnezyum eksikliğinden kaynaklandığından, magnezyum tüketimi, kalp ve damar problemleriyle karşılaşma riskini azaltıyor.<br />
Maden suyunda bulunan sodyum, vücuttaki sıvı dağılımını ve dengesini düzenliyor, kan basıncına olumlu etkide bulunuyor.</p>
<p>Daha çok süt, süt ürünleri ve doğal sularda bulunan kalsiyum, kemik yapısının korunmasının yanı sıra kas kasılmalarının düzenlenmesi, sinir uyarılarının taşınması gibi vücuttaki hemen her fonksiyona yardımcı oluyor. Eksikliği halinde diş ve sırtta ağrılar, kemiklerde zayıflama, çatlama ve kolay kırılmaya yol açan kalsiyumun vücutta yeterli miktarda bulunması gerekiyor.</p>
<p><center></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/maden-suyu-icmek-icin-o-kadar-cok-nedeniniz-var-ki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Varis nedir, Varis teşhisi, Varis tedavisi, Varis belirtileri</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/kategorilenmemis/varis-nedir-teshisi-tedavisi-belirtileri.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/kategorilenmemis/varis-nedir-teshisi-tedavisi-belirtileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2009 20:10:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[bacak varisi]]></category>
		<category><![CDATA[bacak varisleri]]></category>
		<category><![CDATA[varis]]></category>
		<category><![CDATA[varis ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[varis belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[varis belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[varis nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[varis nedir]]></category>
		<category><![CDATA[varis tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[varis teşhisi]]></category>
		<category><![CDATA[venografi]]></category>
		<category><![CDATA[venöz doppler ultrasonografi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=200</guid>
		<description><![CDATA[Varis, toplardamarların duvarlarının zayıflamasına bağlı olarak bu duvarların kalıcı biçimde genişlemesidir. En sık bacaklarda görülür. Erişkinlerde yüzde 15 oranında bulunur. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür.
Toplardamarların genişlemesi varis olarak adlandırılır. Varis terimi sıklıkla bacaklardaki varisleri belirtmek için kullanılırsa da, vücudun öteki bölgelerinde de görülebilir. Bizim bahsedeceğimiz, bacaklardaki varislerdir.


Bacak varisleri
Bacak varisleri, yüzeysel toplardamarlarda ortaya çıkar. Bacak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Varis, toplardamarların duvarlarının zayıflamasına bağlı olarak bu duvarların kalıcı biçimde genişlemesidir. En sık bacaklarda görülür. Erişkinlerde yüzde 15 oranında bulunur. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür.</p>
<p>Toplardamarların genişlemesi varis olarak adlandırılır. Varis terimi sıklıkla bacaklardaki varisleri belirtmek için kullanılırsa da, vücudun öteki bölgelerinde de görülebilir. Bizim bahsedeceğimiz, bacaklardaki varislerdir.</p>
<p><span id="more-200"></span></p>
<p><center></center></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bacak varisleri</strong></span></p>
<p>Bacak varisleri, yüzeysel toplardamarlarda ortaya çıkar. Bacak toplardamarlarındaki kan dolaşımında yavaşlamaya neden olur. Buna bağlı olarak damar içinde basınç artışı görülür.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hastalığı belirleyen etkenler</strong></span></p>
<p>Varisin nedenini tahmin etmek pek güç değildir. Toplardamarlar bacaklardaki kirli kanı yukarıya yani kalbe taşıyan damarlardır. Bu geri dönüşü zorlayan zamanlarda ya da  bacaklara fazla yük bindiği durumlarda söz konusu geri dönüş fonksiyonu aksamakta, damarlar genişlemeye başlamaktadır. Özellikle toplardamarlar içinde bulunan kapakçıklar bozularak, geri dönüşü bulunmayan yani tıbbi tedavisi mümkün olmayan bir süreç başlatmaktadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nedenleri</strong></span></p>
<p>* Uzun süre ayakta durma (polis, hemşire, öğretmen, tezgahtar vb. meslek gruplarında)<br />
* Hamilelik ya da şişmanlık, ağır yük taşıma<br />
* Irsi faktörler<br />
* Doğumsal damar bozukluluğu</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Belirtileri</strong></span></p>
<p>Varis, gözle görülebilen bir hastalıktır. Hastaların hemen hemen hepsi  &#8220;damarların kabarmaya başladığı&#8221; gibi şikayetler ile doktora başvururlar. Gözle görülebilen bu kabarıklık dışında en önemli belirti, özellikle akşama doğru ya da yürüyüş sonrası başlayan, sıklıkla istirahatle geçen bacak ağrısıdır. Uzun süre ayakta durma, ağır yük taşıma gibi faktörler devam eder ve bir cerraha baş vurmayıp gerekli önlemlerde alınmazsa, kanama, yara (ülser), renk değişikliliği, kaşıntı gibi ileri dönem belirtileri başlar.</p>
<p><center></center></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Varisli bacağın görünümü</strong></span></p>
<p>Her şeyden önce hasta ayakta dururken varisin neden olduğu genişlemeler daha belirgin görüldüğünden bu pozisyonda muayene edilmelidir. Varisler büklümlü ipler gibi görünür, üzerlerine basıldığında kolaylıkla çöker, ağrısızdır. Üzerlerindeki deride değişme yoksa mavimtırak renklidir. Yüzeysel toplardamar dolaşımının başlıca iki toplardamarı, küçük ve büyük bacak toplardamarı ile bunların yan dalları boyunca kabarıklık izlenir. Varis, çoğu kez olduğu gibi, büyük bacak toplardamarındaysa, şişkinlikler bacağın iç yüzünde, dizde ve kalçada; küçük bacak toplardamarındaysa şişlik bacağın arka yüzündedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Teşhis</strong></span></p>
<p>Belirtilerin görüldüğü durumlarda mutlaka bir Genel Cerrahi uzmanına başvurmak gereklidir. Basit bir muayene ile teşhis konulur. Tedavinin düzenlenmesi açısından mutlaka &#8220;venöz doppler ultrasonografi&#8221; ya da &#8220;venografi&#8221; yapılmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tedavi</strong></span></p>
<p>Hastanın şikayet ve istekleri ayrıca hastalığın derecesine göre 3 değişik tedavi aşaması vardır: Basınçlı çorap ya da elastik bandaj uygulanması, skleroterapi (yapıştırma seansları) ve ameliyat.</p>
<p>Aslında oluşan varisi geçirici tedavi şekli yani mutlak tedavi ameliyattır. Çorap uygulaması ve medikal tedavi ancak hastalığın ilerlemesini engelleyebilir. Skleroterapi (yani damar içine yapıştırıcı madde enfeksiyonu) sıklıkla başlangıç dönemlerinde basit kılcal varislerde ya da ameliyat sonrası tedaviyi tamamlamak için uygulanır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cerrahi girişim</strong></span></p>
<p>Ameliyat, varisin tek tedavi metodudur. Belden iğne ile uyuşturularak (spinal anestezi) ya da genel anestezi altında yapılabilir. Ameliyat öncesi mutlaka &#8220;venöz doppler ultrasonografi&#8221; ile çıkarılarak damarların yerini tutacak yani görevini üstlenecek diğer damarların sağlam olup olmadığı saptanmalıdır. Toplam ameliyat süresi 1-3 saat arasında değişmekte olup, hastalar 1 gün hastanede yatmakta sonra taburcu edilmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tedavi geciktirildiğinde</strong></span></p>
<p>Uygun şartlarda ve gerekli tetkikler sonucu yapılan ameliyatın başarı oranı çok yüksektir. İleri döneme gelmiş varislerde cerrahi tedavi imkanı ortadan kalkmakta ve hayat boyu bu sevimsiz hastalıkla başbaşa yaşamak zorunda kalınmaktadır. Bu yüzden erken teşhisin ve ilerlemesini önlemek tedavinin başlatılmasının önemi büyüktür. Belirgin ve ilerlemiş hale gelmiş varislerin ise ameliyat ile temizlenmesi en akılcı çözüm olacaktır. Yoksa ameliyat bile artık çare olamayacaktır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ</strong></span></p>
<p>* Varisli toplardamarlar kaslarda kramplara yol açar mı?<br />
Varisleri olan kişilerde sıklıkla dokulardaki şişmeye bağlı olarak kaslarda kramplar görülebilir; bunlar özellikle toplardamar yetersizliğinin de olduğu durumlarda gözlenir. Bu kramplar esnek bandaj uygulanarak ya da her fırsatta bacakları yükseğe kaldırıp, dinlendirerek hafifletilebilir. Sıklıkla kişinin bacaklarında bir yorgunluk vardır; kişi bacaklarının konumunu sürekli değiştirmek ister.</p>
<p>* Şişmanlık ve yaşlılık varisli toplardamarların durumunu daha da ağırlaştırır mı?<br />
Şişmanlık bacaklara daha fazla yük bindirdiğinden varislerin oluşumunu ve var olan varislerin daha da kötüleşmesini kolaylaştırır. Varisi olan şişman kişilerin yapması gereken ilk iş fazla kilolarından kurtulmaktır. Böylece bacak toplardamarlarına ve damarlardaki kapakçıklara binen yük hafifler. Yaşlılıkta da varis oluşumu ya da var olan varislerin daha da kötüleşmesi kolaylaşır.</p>
<p><center></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/kategorilenmemis/varis-nedir-teshisi-tedavisi-belirtileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sarılık hastalığı</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/cocuk-bebek-sagligi/sarilik-hastaligi.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/cocuk-bebek-sagligi/sarilik-hastaligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2009 18:04:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk - Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bilirubin]]></category>
		<category><![CDATA[sarılık]]></category>
		<category><![CDATA[sarılık başlangıcı]]></category>
		<category><![CDATA[sarılık belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[sarılık belirtileri nedir]]></category>
		<category><![CDATA[sarılık hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[sarılık nasıl bulaşır]]></category>
		<category><![CDATA[sarılık nedir]]></category>
		<category><![CDATA[sarılık tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doğan sarılığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=198</guid>
		<description><![CDATA[Yeni Ddoğan bebeklerin çoğunda sarılık denen bir durum görülür. Yeni doğan sarılıkları normal ve anormal olarak 2 tipe ayrılır.
Anne karnındaki bebeğin alyuvarları normal alyuvarlardan farklıdır. Doğumdan sonra görevini tamamlayan bu alyuvarların parçalanması ve yerini yeni alyuvarların alması sırasında bilirubin denen bir madde açığa çıkar. Bu duruma bağlı olarak ortaya çıkan sarılık normal &#8220;fizyolojik&#8221; sarılıktır. Normal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Ddoğan bebeklerin çoğunda sarılık denen bir durum görülür. Yeni doğan sarılıkları normal ve anormal olarak 2 tipe ayrılır.</p>
<p>Anne karnındaki bebeğin alyuvarları normal alyuvarlardan farklıdır. Doğumdan sonra görevini tamamlayan bu alyuvarların parçalanması ve yerini yeni alyuvarların alması sırasında bilirubin denen bir madde açığa çıkar. Bu duruma bağlı olarak ortaya çıkan sarılık normal &#8220;fizyolojik&#8221; sarılıktır. Normal sarılık doğumdan 2-3 gün sonra ortaya çıkar. En geç 15 günde kaybolur. Deri ve gözlerin beyaz kısmında çok hafif sarılık görünür. Bu durumda erken doğan yada düşük doğum ağırlıklı bebeklerin karındaki bilirubin tehlikeli düzeyde yükselebilir ve iyileşme daha geç olur. Bu sebeple yakından izlenmeleri yerinde olur. Normal sarılıkta bilirubin düzeyi yükselmedikçe bebek sağlıklıdır.</p>
<p><span id="more-198"></span></p>
<p><center></center></p>
<p>Anne baba arasındaki kan uyuşmazlığının ya da bazı metabolik hastalıkların varlığında anormal fizyolojik olmayan sarılık ortaya çıkar. Bu durumda bebek doğduğu gün veya ertesi gün sararmaya başlar. Cilt çok koyu sarı portakal renginde olur. Sarılık 15 günden fazla sürerse, bebek emmiyorsa, hareketleri zayıfsa bebeğin kanında bilirubin yükselerek zihinsel bozukluklara ve kalıcı bedensel özürlere sebep olur. Bu durumun önlenmesi için kanın değiştirilmesi gerekir. Derhal doktorlara başvurulmalıdır.</p>
<p>Normal ya da anormal sarılığın belirtileri fark edildiğinde, bebeğin bir sağlık kuruluşunda muayenesi ve kan tetkikleri yapılması, çok büyük önem taşır.</p>
<p><center></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/cocuk-bebek-sagligi/sarilik-hastaligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kansere karşı mantar ve yeşilçay</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/kanser/kansere-karsi-mantar-ve-yesilcay.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/kanser/kansere-karsi-mantar-ve-yesilcay.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2009 16:04:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[green tea]]></category>
		<category><![CDATA[greentea]]></category>
		<category><![CDATA[mantar]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[min zhang]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil çay]]></category>
		<category><![CDATA[yeşilçay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=191</guid>
		<description><![CDATA[Mantar yiyen ve yeşil çay içen kadınların meme kanserine yakalanma riskinin düşük olduğu ileri sürüldü.
Batı Avustralya Üniversitesinden Min Zhang&#8217;ın Çin&#8217;in güneydoğusundaki Hancou şehrinde yarısı meme kanseri olan 2018 kadın arasında yaptığı araştırmada, mantar ve yeşil çayın meme kanseri riskini önemli ölçüde azalttığı, kansere yakalananların hastalığındaki şiddeti de azalttığı sonucuna varıldı.


Hong Kong&#8217;da yayımlanan South China Morning [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mantar yiyen ve yeşil çay içen kadınların meme kanserine yakalanma riskinin düşük olduğu ileri sürüldü.</p>
<p>Batı Avustralya Üniversitesinden Min Zhang&#8217;ın Çin&#8217;in güneydoğusundaki Hancou şehrinde yarısı meme kanseri olan 2018 kadın arasında yaptığı araştırmada, mantar ve yeşil çayın meme kanseri riskini önemli ölçüde azalttığı, kansere yakalananların hastalığındaki şiddeti de azalttığı sonucuna varıldı.</p>
<p><span id="more-191"></span></p>
<p><center></center></p>
<p>Hong Kong&#8217;da yayımlanan South China Morning Post gazetesinin internet sayfasındaki haberde, Temmuz 2004 ve Eylül 2005 arasında yapılan araştırmada, kadınlarda en sık rastlanan kanser türlerinden olan meme kanserinin Çin&#8217;de, gelişmiş ülkelere göre dört beş kat daha az olduğu görüldü.</p>
<p>Kadın araştırmacı Min, günde 10 gram mantar yemenin yararlı olacağını ve kuru mantarla taze mantarın eşit etkisi olduğunu söyledi. Min, kanser riskini azaltmanın yanı sıra mantar ve yeşil çayın oluşan kanserin habisliğini azalttığını belirterek, mantar ve yeşil çay kombinasyonun sadece mantar yemekten daha etkili olduğunu ve Çinli kadınlardaki meme kanserine yakalanma oranının düşük olmasının nedeninin bu şekildeki beslenme tarzı olduğunu savundu.</p>
<p>Bunun mantar ve yeşil çayın meme kanserine etkisiyle ilgili olarak insanlar üzerinde yapılan ilk araştırma olduğunu ifade eden Min, araştırmanın sonuçlarının başka araştırmalarla desteklenmesi durumunda meme kanserine karşı ucuz beslenme yoluyla korunma sağlanacağını kaydetti.</p>
<p>Söz konusu araştırma Uluslararası Kanser Dergisi&#8217;nin son sayısında yayımlandı. Min ve ekibi Asya&#8217;da fitokimyasalların kanseri önleyici etkilerini araştırıyor.</p>
<p><strong>Konuyla ilgili herhangi bir soru, görüş ya da öneriniz varsa lütfen yorum yazarak bunu bize aktarın. Unutmayın, bilgi paylaştıkça çoğalır. Sorular soruldukça çözülür.</strong> <img src='http://www.sagliklibilgi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><center></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/kanser/kansere-karsi-mantar-ve-yesilcay.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öfke sorunu için birkaç tavsiye</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/ofke-sorunu-icin-birkac-tavsiye.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/ofke-sorunu-icin-birkac-tavsiye.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2009 11:44:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[asabi]]></category>
		<category><![CDATA[asabiyet]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı sinir]]></category>
		<category><![CDATA[hemen kızma]]></category>
		<category><![CDATA[hemen sinirlenme]]></category>
		<category><![CDATA[kızgınlık]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[öfke sorunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=186</guid>
		<description><![CDATA[Uygun ifade edildiğinde doğal bir duygu olan öfke, yıkıcı hale dönüştüğü zaman sorunlara yol açıyor.
Pek çok kişisel ve sosyal problemlerin (örneğin; çocuk istismarı, aile içi şiddet, fiziksel ya da sözel saldırganlık, toplumsal şiddet) temelinde öfke vardır. Öfke hem dışsal, hem de içsel bazı olaylarla ortaya çıkar.


ÖFKE DURUMUNDA VÜCUT TEPKİLERİ
Öfke, çok hafif bir tepkiden hiddete kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uygun ifade edildiğinde doğal bir duygu olan öfke, yıkıcı hale dönüştüğü zaman sorunlara yol açıyor.<br />
Pek çok kişisel ve sosyal problemlerin (örneğin; çocuk istismarı, aile içi şiddet, fiziksel ya da sözel saldırganlık, toplumsal şiddet) temelinde öfke vardır. Öfke hem dışsal, hem de içsel bazı olaylarla ortaya çıkar.</p>
<p><span id="more-186"></span></p>
<p><center></center></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ÖFKE DURUMUNDA VÜCUT TEPKİLERİ</strong></span></p>
<p>Öfke, çok hafif bir tepkiden hiddete kadar farklı yoğunlukta yaşanan bir duygudur. Diğer duygular gibi fizyolojik ve biyolojik değişmelerle birlikte hissedilir. Eğer dinlemeyi biliyorsak, vücudumuz bize öfkeli olduğumuz konusunda bilgi verir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Öfkenin fiziksel işaretleri:</strong></span></p>
<p>* Uyaran duyguyu harekete geçirir,<br />
* Stres ve gerginlik başlar,<br />
* Enerjiyi artıran adrenalin salgısı artar,<br />
* Nefes alıp verme sıklaşır,<br />
* Kalp atışları hızlanır,<br />
* Kan basıncı artar,<br />
* Vücut ve zihin ?savaş ya da kaç? tepkisi için hazırdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ÖFKE KONTROLÜ İÇİN 6 TAVSİYE</strong></span></p>
<p><strong>1.</strong> Durun, düşünün ve büyük resme bakın. Sizi sinirlendiren olaya vereceğiniz tepkinin olumsuz sonuçlarını göz önüne getirin.</p>
<p><strong>2.</strong> Farklı düşünmeniz normaldir. Fikirler hayatın değişmez gerçekleri değildir, sadece düşündüğünüz şeylerdir. Başka birinin fikirlerinin sizi kızdırmasına izin vermeyin.</p>
<p><strong>3.</strong> Dikkatle dinleyin, dinlemeyi öğrenin. Diğer insanın vücut lisanını anlamaya çalışın. Kendinizi onun yerine koymaya çalışın. Kalbinizi empatiye açık tutun.</p>
<p><strong>4.</strong> Arkadaşlarınızla bağlantınızı canlı tutun. Öfkenizi kontrol altına almak için birileriyle konuşmanız gerekiyorsa, belki de telefon edip onlardan biriyle konuşmak sizi rahatlatacak ve sonradan pişmana olacağınız bir şey yapmanızı önleyecektir.</p>
<p><strong>5.</strong> Günlük tutun. Öfkenizi içinizde tutmanın çok iyi bir yoludur. Sizi sinirlendiren bir olay yaşadığınızda bunun size neler düşündürdüğünü, sizi kızdıran şeyin ne olduğunu yazın. Yazı yazmanın sizi rahatlattığını göreceksiniz.</p>
<p><strong>6.</strong> Olayları kişisel olarak almayın. Başkalarının söylediği ve yaptığı hiçbir şey sizin yüzünüzden değildir. Diğer insanların fikirlerine, üsluplarına ve davranışlarına karşı bağışıklık kazandığınızda artık gereksiz bir acının kurbanı olmaktan kurtulacaksınız.</p>
<p><center></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/ofke-sorunu-icin-birkac-tavsiye.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sık banyo yapanlar dikkat !</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/sik-banyo-yapanlar-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/sik-banyo-yapanlar-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2009 07:41:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[banyonun zararları]]></category>
		<category><![CDATA[sık banyo yapmanın zararları]]></category>
		<category><![CDATA[simbet ürün]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=182</guid>
		<description><![CDATA[Sık banyo yapanlar bu ürünleri kullanmamaya özen gösterin.
Prof. Dr. Rana Anadolu, banyo yapmanın ciltteki nem miktarının azalmasında önemli olduğunu belirterek, &#8220;Sık banyo yapmak, sıvı sabun ve duş jelleri gibi kuvvetli deterjan özelliğine sahip temizleyiciler, sıcak su, ciltteki kuruluğu daha da artırıyor.&#8221; dedi.


SİMBET ÜRÜN KULLANIN
Vücut temizliği için kullanılacak ürünlerin, cilt yapısına zarar vermeyen özellikte olmasına dikkat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sık banyo yapanlar bu ürünleri kullanmamaya özen gösterin.</p>
<p>Prof. Dr. Rana Anadolu, banyo yapmanın ciltteki nem miktarının azalmasında önemli olduğunu belirterek, &#8220;<strong>Sık banyo yapmak, sıvı sabun ve duş jelleri gibi kuvvetli deterjan özelliğine sahip temizleyiciler, sıcak su, ciltteki kuruluğu daha da artırıyor.</strong>&#8221; dedi.</p>
<p><span id="more-182"></span></p>
<p><center></center></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SİMBET ÜRÜN KULLANIN</strong></span></p>
<p>Vücut temizliği için kullanılacak ürünlerin, cilt yapısına zarar vermeyen özellikte olmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Anadolu, &#8220;Sentetik temizleyici anlamında olan &#8216;Simbet&#8217; ürünleri kullanılmalı. Bu ürünler, ph ve asit açısından deriye zarar vermeyecek şekildedir. Temizleyicinin üstünde &#8217;simbet&#8217; olup olmadığı yazar. Simbetler çok güçlü deterjan özelliğine sahip değiller. Bu yüzden, bunların kullanılmasını öneriyoruz&#8221; bilgisini verdi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>DERİ İÇİN ÖNERİLER</strong></span></p>
<p>Anadolu, deri kuruluğunu önlemek için önerilerde bulundu:</p>
<p>Yıkanma süreleri, kış aylarında kısa tutulmalı.</p>
<p>Banyo sonrasında nemlendiriciler kullanılmalı. Nemlendiriciler, derinin özelliğine göre seçilmeli. Pahalı ürünlere de gerek yok. &#8216;vazalin&#8221; kullanılabilir..</p>
<p>Gün içerisinde en az 3 litre sıvı tüketilmeli.</p>
<p><center></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/sik-banyo-yapanlar-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalbiniz için çikolata yiyin</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/kalbiniz-icin-cikolata-yiyin.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/kalbiniz-icin-cikolata-yiyin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 13:41:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[bitter çikolata]]></category>
		<category><![CDATA[c reaktif protein]]></category>
		<category><![CDATA[çikolata]]></category>
		<category><![CDATA[çikolatanın faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[çikolatanın faydası]]></category>
		<category><![CDATA[crp]]></category>
		<category><![CDATA[crp seviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[iltihaplanma]]></category>
		<category><![CDATA[journal of nutrition dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp damar hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[siyah çikolata]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=176</guid>
		<description><![CDATA[Haftada birkaç parça siyah çikolata, iltihaplanma ve kalp-damar hastalıklarından koruyabilir.
İtalya&#8217;daki Campobasso Üniversitesi&#8217;nden bilim adamlarının Milano Kanser Enstitüsü ile ortaklaşa yaptığı araştırma, haftada 2-3 kez 1-2 parça siyah çikolatanın kronik iltihaplanmaya karşı koruyabileceğini, kalp krizi ve beyin kanaması riskini azaltabileceğini gösterdi.
Katılımcıların kanındaki, kalp-damar hastalıklarına neden olabilen iltihaplanmanın göstergesi olan C-reaktif protein (CRP) seviyesini ölçen araştırmacılar çikolata [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Haftada birkaç parça siyah çikolata, <a href="http://www.sagliklibilgi.com/etiket/iltihaplanma" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with iltihaplanma">iltihaplanma</a> ve kalp-damar hastalıklarından koruyabilir.</p>
<p>İtalya&#8217;daki Campobasso Üniversitesi&#8217;nden bilim adamlarının Milano <a href="http://www.sagliklibilgi.com/etiket/kanser" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Kanser">Kanser</a> Enstitüsü ile ortaklaşa yaptığı araştırma, haftada 2-3 kez 1-2 parça siyah çikolatanın kronik iltihaplanmaya karşı koruyabileceğini, kalp krizi ve beyin kanaması riskini azaltabileceğini gösterdi.</p>
<p>Katılımcıların kanındaki, kalp-damar hastalıklarına neden olabilen iltihaplanmanın göstergesi olan C-reaktif protein (CRP) seviyesini ölçen araştırmacılar çikolata yiyen gruptakilerin CRP seviyesinin yüzde 17 düştüğünü belirledi. Bu da çikolatanın kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini kadınlarda üçte bir, erkeklerde dörtte bir azaltabileceği anlamına geliyor.</p>
<p><span id="more-176"></span></p>
<p></p>
<p>Ancak en iyi koruyucu etkinin günde ortalama 6,7 gram siyah çikolatayla olduğunu vurgulayan araştırmacılar, 6,7 gramın üzerine çıkıldığında koruyucu etkinin kaybolduğuna dikkat çekti.</p>
<p>Siyah çikolatanın içindeki kakao tanecikleri önemli oranda antioksidan içeriyor. Sütle karışınca bazı maddelerin emiliminin azalması nedeniyle sütlü çikolata siyah çikolatayla aynı koruyucu etkiyi göstermiyor.</p>
<p>Araştırma, &#8220;Journal of Nutrition&#8221; dergisinde yayımlandı.</p>
<p><strong>Konuyla ilgili herhangi bir soru, görüş ya da öneriniz varsa lütfen yorum yazarak bunu bize aktarın. Unutmayın, bilgi paylaştıkça çoğalır. Sorular soruldukça çözülür.</strong> <img src='http://www.sagliklibilgi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/kalbiniz-icin-cikolata-yiyin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırışıklıklara son !</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/cilt-bakimi/kirisikliklara-son.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/cilt-bakimi/kirisikliklara-son.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 09:15:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[anti aging]]></category>
		<category><![CDATA[cilt kırışıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[kırışık cilt]]></category>
		<category><![CDATA[kırışık yüz]]></category>
		<category><![CDATA[kırışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluk]]></category>
		<category><![CDATA[lekelenme]]></category>
		<category><![CDATA[sarkma]]></category>
		<category><![CDATA[somon balığı]]></category>
		<category><![CDATA[somon dna'sı]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlu cilt]]></category>
		<category><![CDATA[yüz çizgileri]]></category>
		<category><![CDATA[yüz kırışıklığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=174</guid>
		<description><![CDATA[Akıp giden yılların bir kanıtı olarak yüzümüze yerleşen kırışıklıklara ?dur? demek artık hayal değil! Somon balığı sütünden elde edilen somon DNA?sı ile cildin kendini yenilediğini ve gençleştiğini belirten Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Neslihan Dolar, ekliyor:
?En etkili anti-aging yöntemlerden biri olan somon DNA?sı; hacminin 10 bin katı suyu tutarak, derinin nem dengesini sağlar. Yıpranan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akıp giden yılların bir kanıtı olarak yüzümüze yerleşen kırışıklıklara ?dur? demek artık hayal değil! Somon balığı sütünden elde edilen somon DNA?sı ile cildin kendini yenilediğini ve gençleştiğini belirten Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Neslihan Dolar, ekliyor:</p>
<p>?En etkili anti-aging yöntemlerden biri olan somon DNA?sı; hacminin 10 bin katı suyu tutarak, derinin nem dengesini sağlar. Yıpranan ve kuruyan ciltleri tedavi eder. Sarkma başlangıcındaki derin kırışıkları önler. Yılların birer kanıtı olan göz çevresinde oluşan kazayağı kırışıklıkların, gözaltı torbalarının, alındaki ve dudak kenarındaki çizgilerin oluşumunu önler.?</p>
<p><span id="more-174"></span></p>
<p></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>DERİMİZ ABLUKA ALTINDA</strong></span></p>
<p>İnsan derisi, diğer tüm organlar gibi kronolojik olarak yaşlanır. Bu durum; zamana bağımlı bir süreç olup, kaçınılmazdır. Ancak diğer organlardan farklı olarak deri, doğrudan dış dünya ile karşı karşıyadır ve çevresel hasarın etkisiyle de yaşlanır. İnsan derisinin yaşlanmasında en önemli çevresel faktör de güneşten yayılan ultraviyole ışınlarıdır. Ultraviyole ışınları; üst tabakayı geçerek, derinin alt tabakasındaki yapısal elemanlara ulaşır. Burada birikim etkisiyle kalıcı değişikliklere neden olur.</p>
<p>Derinin yaşlanmasındaki bir diğer önemli çevresel faktör de sigara! Sigara; hem doğrudan cildi etkileyerek, hem de steroid metabolizmasıyla etkileşime girerek, dolaylı olarak etki gösterir. Sigara; serbest radikal oluşumunu uyarır ve güneş ışınlarının yaşlanma üzerine olan etkisini hızlandırır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>YERÇEKİMİNE YENİK ÜSTÜM BAŞIM</strong></span></p>
<p>Kısacası; dış etkenler, sigara, güneş ışınları ve stresin etkisi yaşlanmayı hızlandırır. Yaşlanan deride birtakım değişiklikler göze çarpar. Bunlardan en önemlisi; kuruluk, kırışıklık ve lekelerin artmasıdır. Kuruyan deri kırışır, kırışan deri de daha çok kurur ve bu durum bir kısır döngü halini alır. Yaşlanan deri aynı zamanda mat ve soluk bir görünüm alır, elastikiyeti azalır ve tonus (derinin sıkılığı) kaybı olur. Yerçekiminin etkisiyle de zamanla deride gevşeklik ve <a href="http://www.sagliklibilgi.com/etiket/sarkma" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sarkma">sarkma</a> oluşur. Bunun dışında deri görüntüsünün bozulmasından kaynaklanan psikolojik problemler; kişinin sosyal ilişkilerini, işlerini, imajını ve sonuç olarak sağlığını etkileyebilir.</p>
<p>Deri yaşlandıkça, dokuların kan dolaşımı ve hücrelerin oksijenlenmesi azalır. Dolayısıyla hücrelere zarar veren serbest radikallerin ortamdan uzaklaştırılması zorlaşır. Yaşlanmanın etkisiyle birlikte DNA?da da bozulma gözlenir. Oysa DNA; hücrenin kopyalanmasını ve genetik materyalin yavru hücrelere geçişini sağlar. Tüm canlılarda aynı kimyasal yapıya sahiptir ve protein sentezini yönlendirir. Bir hücrenin gelişip, yaşamasını sağlayan olayları yönlendirir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>YILLAR DNA&#8217;YI DA BOZUYOR</strong></span></p>
<p>Ancak yaşlanmanın etkisiyle hayati önem taşıyan DNA da zamanla bozulur ve bilgi aktarma, hücrenin kendini yenileme ile onarma yeteneği azalır. Yaşlanma sürecini belirleyen en önemli unsur; iç ve dış faktörlerden kaynaklanan DNA harabiyetidir. Yaşlılarda hücre yenilenmesi ve DNA onarım oranı azalır; böylece deri kanserinin gelişim riski de artar.</p>
<p>Oysa günümüz insanları artık yaşlanmayı sineye çekmek yerine, mücadele etmeyi tercih ediyor! İnsanların yaşam süresinin uzaması, görünüme verdiği önemin artması ile yaşlanma sürecini yavaşlatma ve geciktirme konusundaki çalışmalara sürekli yenileri ekleniyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SOMON BALIĞI YAŞLANMAYA KARŞI</strong></span></p>
<p>Tüm bu korkutucu süreçlerin önüne geçmek için anti-aging tedavi modelleri geliştirilmiştir.  Bu anti-aging tedavi modelleri arasında son zamanlarda başarıyla uygulanan somon DNA?sı ile yıllara meydan okumak mümkün. Cildin yaşlanmasını önleyen mucize bir madde olan Somon DNA?sı ile uygulanan mezolift (yüz gençleştirme) yöntemi kırışıklıkları durduruyor! Günümüzde kırışıklıkların tedavisinde somon DNA?sı ile gerçekleştirilen mezolift yöntemi başarı ile kullanılıyor. Somon DNA?sı; stres, hava kirliliği, sigara, alkol ve güneşin  zararlı ışınları ve geçen yılların ciltteki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir tedavi yöntemi. Hayli etkili sonuçlar alınabilen yöntemde; somon sütünden elde edilen ve insan DNA?sına çok benzeyen yüksek polimerize DNA kullanılır.</p>
<p>Somon balığının sütünden elde edilen ve insan DNA?sı ile aynı kimyasal yapıya sahip olan Somon DNA?sı; mezolift yöntemiyle deri içine verildiğinde, cilt kendini yeniler ve gençleşir. Çünkü DNA yüksek oranda su tutucudur; hacminin 10 bin katı suyu tutarak, derinin nem dengesini sağlamaya yardımcı olur. Unutmamak gerekir ki; derinin nemlendirilmesi, kırışıklığın önlenmesinde ilk ve en basit adımdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>KAZAYAKLARINA, TORBALARA VE ÇİZGİLERE VEDA</strong></span></p>
<p>Somon DNA?sının, güneşin zararlı UV ışınlarını absorbe etme kapasitesi de çok yüksektir; dolayısıyla güneş ve/veya sigara nedeniyle bozulan ve kuruyan ciltleri tedavi eder, derinin tekrar nemli, canlı ve parlak görünümünü kazanmasına yardımcı olur. Derinin tonusunu ve elastikiyetini artırarak <a href="http://www.sagliklibilgi.com/etiket/sarkma" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sarkma">sarkma</a> başlangıcındaki derin kırışıklıkların önlenmesinde de kullanılır. Ciltteki yaşlanmayı geciktirir. Kırışıklıkları tıbbi anlamda tedavi eder. İnce ve kuru ciltlerdeki göz çevresinde oluşan kazayağı kırışıklıkları giderir. Alındaki yılların izlerini gösteren yatay çizgileri hafifletir. Kadınların korkulu rüyası gözaltı torbalarını ve yaşlanmanın belirtisi olan dudak kenarlarındaki çizgileri önlemeye yardımcı olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>YAZ BİTİMİNDE SOMON DNA&#8217;SI İYİ GELİR</strong></span></p>
<p>Somon DNA?sı; ince ve çok küçük iğneler yardımı ile mikrodolaşımı ve oksijenlenmeyi artıran maddelerle birlikte deri altına enjekte edilir. İşlem ağrısız olup, anestezi gerektirmez. 15-20 dakika süren seans sonrası kişi günlük aktivitesine devam edebilir. Seans aralıkları; kişinin cilt yaşı ve cilt tipine göre ayarlanmakla birlikte genellikle ayda bir veya iki defa uygulanır. Daha sonrasında ise üç ayda bir uygulama yapılır. Bazen cildin ihtiyacına göre kombine tedaviler de uygulanabilir. Somon DNA?sı uygulaması; rahatlıkla diğer tedavilerle birlikte yapılabilir.</p>
<p>İlk seanslardan itibaren deride canlı ve parlak görünüm fark edilmeye başlar, daha sonra zamanla DNA tamiriyle birlikte uzun vadeli kalıcı değişiklikler meydana gelir. Somon DNA&#8217;sı özellikle yazın nemli ve sıcak hava ile güneşten dolayı yıpranan cildin yenilenmesi amacıyla; 30 yaşından sonra kırışıklık, kuruluk, <a href="http://www.sagliklibilgi.com/etiket/sarkma" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sarkma">sarkma</a> ve lekelenme problemi olan herkese güvenle kullanılabilir. Günümüzde anti-aging amaçlı kullanılan somon DNA?sı; uygun vakalarda, uzman ve deneyimli hekimler tarafından uygulandığı takdirde, son derece başarılı sonuçlar elde edilebilir.</p>
<p><strong>Konuyla ilgili herhangi bir soru, görüş ya da öneriniz varsa lütfen yorum yazarak bunu bize aktarın. Unutmayın, bilgi paylaştıkça çoğalır. Sorular soruldukça çözülür.</strong> <img src='http://www.sagliklibilgi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/cilt-bakimi/kirisikliklara-son.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
