<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Bilgileri - Haberleri - Rehberi - Ürünleri</title>
	<atom:link href="http://www.sagliklibilgi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliklibilgi.com</link>
	<description>Sağlık Bilgileri - Haberleri - Rehberi - Ürünleri</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 21:40:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kar körlüğüne karşı önleminizi alın</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/kar-korlugune-karsi-onleminizi-alin.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/kar-korlugune-karsi-onleminizi-alin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2012 21:46:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet kaysi]]></category>
		<category><![CDATA[http://www.sagliklibilgi.com/]]></category>
		<category><![CDATA[kar körlüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=448</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar güneş gözlüğü takmadan dışarıya çıkmanın ve koruyucu gözlük olmadan kar sporları yapmanın &#8220;kar körlüğüne&#8221; davetiye çıkardığını söylüyor. Hemen herkes kış geldi mi dört gözle bekler karın yağmasını. Kar altında yapılan romantik bir yürüyüş ya da camdan karın yağışını izlerken içinizde hissettiğiniz huzur hiçbir şeye değişilmez. Ancak saflığın ve masumiyetin simgesi haline gelen karın gözleriniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2012/01/kar-korlugu.jpeg" rel="lightbox[448]" title="Kar körlüğüne karşı önleminizi alın"><img class="aligncenter size-full wp-image-449" title="Kar körlüğüne karşı önleminizi alın" src="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2012/01/kar-korlugu.jpeg" alt="" width="355" height="242" /></a></p>
<p>Uzmanlar güneş gözlüğü takmadan dışarıya çıkmanın ve koruyucu gözlük olmadan kar sporları yapmanın &#8220;kar körlüğüne&#8221; davetiye çıkardığını söylüyor.</p>
<p>Hemen herkes kış geldi mi dört gözle bekler karın yağmasını. Kar altında yapılan romantik bir yürüyüş ya da camdan karın yağışını izlerken içinizde hissettiğiniz huzur hiçbir şeye değişilmez. Ancak saflığın ve masumiyetin simgesi haline gelen karın gözleriniz için bir tehlike oluşturabileceğini biliyor muydunuz? Uzmanlar, neredeyse tüm yurdu etkisi altına alan karlı havalarda güneş gözlüğü takmadan dışarıya çıkmanın ve koruyucu gözlük olmadan kar sporları yapmanın &#8220;kar körlüğüne&#8221; davetiye çıkardığını söylüyor.</p>
<p><span id="more-448"></span></p>
<p><center></center></p>
<p>Kar körlüğünün güneşten gelen ultraviole ışınlarının kar ya da buzla kaplı alanlarda yansıyarak cilt yanığı gibi gözün kornea tabakasındasel çatlamalar sonucu oluştuğunu ifade eden Dünyagöz Ataköy Hastanesi&#8217;nden Op. Dr. Haluk Talu, hastalığın belirtilerini şöyle açıkladı: &#8220;Gözde belirtiler güneşle temastan 6 ile 12 saat sonra başlıyor. İlk belirtisi gözde kum tanesi varmış gibi batmalar oluyor. Rahatsızlık, ağrı, ışığa karşı aşırı derecede hassaslaşma oluyor ve gözlerden sürekli yaş geliyor. Kapaklar istemsiz kasılıyor ve görme azalması yaşanıyor.</p>
<p>Kar körlüğünün etkisini birkaç gün içerisinde yitirdiğini belirten Op. Dr. Haluk Talu, hastalığın tedavi edilmediği takdirde gözde yarattığı ağrılarının rahatsız edici boyutlara ulaşacağını belirtiyor. Op. Dr. Haluk Talu: &#8220;Öncelikle gözün mümkünse tuzlu, suyla yıkanması ve yoğun göz yaşı tedavisi gerekiyor. Göz pansumanla kapatılabilir ya da göz kapaklarının üzerine soğuk kompres uygulanabilir. Ancak kesinlikle göz kapakları ovuşturulmamalıdır.&#8221;</p>
<p><center></center></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Çıplak gözle kara bakmayın</strong></span></p>
<p>Kar körlüğüne karşı alınacak en etkin önlemin yüzde yüz ultraviole koruyuculuğu özellikli güneş gözlükleri kullanmak olduğunu belirten Op. Dr. Haluk Talu, kar körlüğüne karşı şu uyarılarda bulundu: &#8220;Işık yansımasına çıplak gözle bakılmamalı. Gözlük olmadığı zamanlarda ise gözün karla temas etmesini önlemek için mümkün olduğunca etrafta bulunan koyu renklere bakılmalı.&#8221; Ayrıca göz kuruluğu olduğu bilinen kişilerin soğuk havalarda gözyaşı tedavilerini ihmal etmemeleri gereklidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/kar-korlugune-karsi-onleminizi-alin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurban Bayramı&#8217;nda eti sağlıklı tüketmek için 12 yol</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/saglikli-beslenme/kurban-bayraminda-eti-saglikli-tuketmek-icin-12-yol.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/saglikli-beslenme/kurban-bayraminda-eti-saglikli-tuketmek-icin-12-yol.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Nov 2011 12:00:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[avakado yağı kullananlar]]></category>
		<category><![CDATA[cekirdegi kemikleri]]></category>
		<category><![CDATA[E102 faydalari]]></category>
		<category><![CDATA[et kavurma]]></category>
		<category><![CDATA[et kavurma nasıl saklanır]]></category>
		<category><![CDATA[et kavurması nasıl saklanır]]></category>
		<category><![CDATA[et nasıl saklanır]]></category>
		<category><![CDATA[et pişirirken dikkat edilmesi gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[et tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[eti soda ile pişirme]]></category>
		<category><![CDATA[etkavuma]]></category>
		<category><![CDATA[etkavurma dolapta nasil saklanir]]></category>
		<category><![CDATA[etkavurma faydalari]]></category>
		<category><![CDATA[hık tutması]]></category>
		<category><![CDATA[hıtık tutması]]></category>
		<category><![CDATA[http://www.omuzum.com/omuz_agrisi_nedenleri/omuz_agrisi_nedenleri-1/]]></category>
		<category><![CDATA[Kavurma et protein miktarı]]></category>
		<category><![CDATA[kavurma eti soda]]></category>
		<category><![CDATA[kavurma etin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[kavurma nasıl saklanır]]></category>
		<category><![CDATA[kayisi cekirdegi yagi goze zarar]]></category>
		<category><![CDATA[kayisi cekirdegi yaginin kas ve kirpiklere uygulanmasi]]></category>
		<category><![CDATA[kurban bayramında beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı et tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[sagliklibilgi]]></category>
		<category><![CDATA[sagliklibilgi.com]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıksalbilgi]]></category>
		<category><![CDATA[sğlıksalbilgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=433</guid>
		<description><![CDATA[Kurban bayramında et tüketiminin artmasıyla birlikte yağ tüketimindeki artış sindirim sistemini yavaşlatıyor ve yoruyor. Bunun sonucunda da reflü ya da hazımsızlık gibi sindirim problemleri ile besin zehirlenmeleri gibi önemli tablolar ortaya çıkabiliyor. Kurban bayramını sağlıklı geçirmek içinse öncelikle et tüketiminde dikkat edilmesi gereken noktaları bilmek gerekiyor! Kurban bayramında hemen her ailede et tüketimi artıyor ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/11/685805_detay.jpg" rel="lightbox[433]" title="Kurban Bayramı'nda eti sağlıklı tüketmenin 12 yolu"><img class="aligncenter size-full wp-image-434" title="Kurban Bayramı'nda eti sağlıklı tüketmenin 12 yolu" src="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/11/685805_detay.jpg" alt="Kurban Bayramı'nda eti sağlıklı tüketmenin 12 yolu" width="290" height="298" /></a></p>
<p>Kurban bayramında et tüketiminin artmasıyla birlikte yağ tüketimindeki artış sindirim sistemini yavaşlatıyor ve yoruyor. Bunun sonucunda da reflü ya da hazımsızlık gibi sindirim problemleri ile besin zehirlenmeleri gibi önemli tablolar ortaya çıkabiliyor. Kurban bayramını sağlıklı geçirmek içinse öncelikle et tüketiminde dikkat edilmesi gereken noktaları bilmek gerekiyor!</p>
<p><span id="more-433"></span></p>
<p><center></center></p>
<p>Kurban bayramında hemen her ailede et tüketimi artıyor ki bu da genellikle kuzu veya koyun eti oluyor. Et tüketiminin artmasıyla birlikte yağ tüketiminde de artış oluyor. Bir besin ne kadar yağ içeriyorsa o kadar uzun süre midede kalıyor. Bu nedenle yağlı besinlerden fazla miktarda tüketmek sindirim sistemini yavaşlatıyor ve yoruyor. Bunun sonucunda sağlıklı kişilerde bile hazımsızlık, reflü, ve bulantı hissi gibi sindirim problemleri ortaya çıkabiliyor. Kurban bayramında gelişebilecek bir diğer tehlike ise sağlıklı tüketilmeyen etlerin besin zehirlenmelerine yol açma riski. Kurban bayramında sağlığınızdan olmamanız için et tüketiminde dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var:</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>1- Eti 1 derecede 24 saat bekletin</strong></span><br />
Etin hemen tüketilmesi yumuşaklığı ve sertliği açısından problem yaratabiliyor. Bunun sonucunda da hazımsızlık sorunu ortaya çıkıyor. Hem pişirmede kolaylık hem de lezzet açısından eti buzdolabında 1 derecede 24 saat beklettikten sonra tüketin.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>2- Oda sıcaklığında değil, buzdolabının alt kısmında çözdürün</strong></span><br />
Taze eti buzdolabında en fazla 1 gün saklayın. Uzun süre saklayacaksanız, yiyeceğiniz miktarlarda ayırıp, geri kalanını derin dondurucuda 2-3 ay saklayabilirsiniz. Dondurduktan sonra kullanacağınız etleri oda sıcaklığında değil, buzdolabının alt kısmında bekleterek çözdürün. Bu çözdürmüş olduğunuz etleri de hemen kullanın ve asla tekrar dondurmayın. Çünkü uygun ortamlarda bekletilmeyen ve çözdürülüp tekrar dondurulan etlerde bakterilerin sayısı artıyor. Bu şekilde kullanılan etler de besin zehirlenmelerine yol açıyor. Ayrıca çiğ ve pişmiş etleri hazırlarken yararlandığınız tahta ve bıçak gibi malzemeleri başka besinlerde kullanmayın.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>3- Mangaldan 15 santim uzaklıkta tutun</strong></span><br />
Eti eğer mangalda pişirecekseniz, ateşin kor haline gelmiş olmasına çok dikkat edin. Kömürün yanmasıyla açığa çıkan kanserojen maddelerin ete yapışmasına engel olmak için etleri ateşten 15 santim uzaklıkta tutarak pişirin. Ayrıca ateşe yakın pişirilen etlerin yağlarının yanması ile de kanserojen maddeler oluşuyor. Etleri ateşten uzak pişirerek bu riski de engellemiş olursunuz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>4- Hızlı değil, hafif veya orta sıcaklıkta pişirin</strong></span><br />
Hangi pişirme yöntemi olursa olsun, etleri hızlı değil, hafif veya orta sıcaklıkta uzunca süre pişirin. Çünkü hızlı pişirilen ette protein ve B vitamin kaybı oluşuyor. Aklınızda bulunsun, etler için en az besin kaybını sağlayan pişirme yöntemi fırında sulu pişirmektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>5- Bol etli yemeklere ekstra yağ katmayın</strong></span><br />
100 gram yağlı dana etinde yaklaşık 3 tatlı kaşığı kadar yağ bulunuyor. Bu nedenle sebzeli kebap ve güveçte yapılan etli yemekler gibi bol etli hazırladığınız yemeklere ayrıca yağ eklemenize gerek yok. Az etli hazırladığınız yemeklere 2 yemek kaşığı kadar yağ ekleyebilirsiniz.</p>
<p><center></center></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>6- Günlük et miktarı 50-100 gramı geçmesin</strong></span><br />
Et tüketim miktarını yaş, kilo, cinsiyet ve kalp damar hastalıkları gibi bazı hastalıklar belirliyor. Etlerin içerdikleri en yoğun öğesi olan protein, beslenmenizde ihtiyacınıza göre yer almalı. Genel olarak yetişkin, sağlıklı ve yaklaşık 70 kilo ağırlığında olan bir kişi için günlük tüketilebilecek et miktarının 50-100 gram arasında tutulması, genel sağlığın sağlanması için yeterli oluyor. Daha fazla alınan protein ise enerjiye çevrilirken açığa çıkan üre böbreklerin yükünü arttırıyor. Bu da yeteri kadar sıvı alınmazsa vücudun susuz kalmasına neden oluyor. Ayrıca etler protein içerdikleri gibi hayvansal kaynaklı yağlardan da zenginler. Bu nedenle de eti fazla tüketmek yağ alımını da çok fazla arttırabiliyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>7- Yemeğe çorba ile başlayın</strong></span><br />
Etlerin yapısında posa bulunmaz. Dolayısıyla sebze ve meyve gibi posa miktarı çok yüksek olan besinler hacimleri çok fazla olduğu için bir öğünde çok fazla tüketilemezken, etler ise çok rahat fazla miktarda yenebiliyor. Bunu önlemek için yemeğe mutlaka çorba ile başlayın, etin yanına da sebze ya da salata ekleyin. Bu sayede et tükettiğiniz öğünde de yeterli posa almış olursunuz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>8- Ekmek ve sebze grubu sofranızda mutlaka olsun</strong></span><br />
Her zaman olduğu gibi, sofranızda etin yanı sıra ekmek (çorba, pilav,makarna, ekmek) ve sebze grubundan (salata veya pişmiş sebze) besinler yer almalı. Bu hem sindirimin kolaylaşması, hem eti fazla tüketmemek, hem de besin öğelerinin biyo yararlılığı açısından çok önemli.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>9- Etin yanında çiğ sebzeyi unutmayın</strong></span><br />
Hazımsızlığı arttıran en önemli beslenme hatası ise yağ oranı yüksek olan besini fazla miktarda tüketmek oluyor. Zaten sindirimi yavaş olan yağlar bir de alınması gereken miktarlarının çok üzerinde tüketilince sindirim rahatsızlıklarına neden oluyor. Bu rahatsızlıklara engel olacak en önemli destek ise yine sebzeler. Çiğ sebzelerle beraber tüketilen etlerin sindirimi hem sebzenin yapısında bulunan posa hem de C vitamini sayesinde daha kolay oluyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>10- Salatanız yeşil olsun</strong></span><br />
Kırmızı et demirden çok zengin bir besin. Et ile beraber C vitamininden zengin olan salata tüketmeniz etteki demirin vücut tarafından daha fazlasının kullanılmasını sağlıyor. Bu nedenle salatanızın bol sebze ve yeşilliklerden oluşmasına özen gösterin. Demir, kansızlığın önlenmesinde çok önemli bir mineral. Ve kansızlık ülkemizde özellikle kadınlarda çok sık görülüyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>11- Sakatatı kısıtlı yiyin</strong></span><br />
100 gram sakatat 100-200 kcal arasında değişiyor ki bu enerji miktarı orta yağlı bir dana etinden daha az. Sakatatların protein miktarları kırmızı ete benziyor, içerdikleri yağ miktarı da etten daha az oluyor. Ancak kolesterol içeriği açısından bakıldığında 100 gr karaciğer ve böbrek günlük kolesterol ihtiyacının tümünü, beyin ise 6 katını içeriyor. Bu nedenle kalp damar hastalıkları açısından riskli grupta yer almasanız ve kolesterolünüz yüksek olmasa bile sakatat tüketimini abartmayın.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>12- Yemekten 2 saat sonra sıvı tüketiminizi artırın</strong></span><br />
Etin sindirimi ile açığa çıkan artık maddelerin vücuttan uzaklaştırılması için bolca su içmeye dikkat edin. Ancak hazımsızlığa neden olmaması için yemek sırasında sıvı tüketmekten kaçının. Yemekten 2 saat sonra ise sıvı tüketiminizi mutlaka arttırın. Sindirimi kolaylaştıracak en güzel içecekler su, soda, bitki çayları gibi sindirimi yavaşlatmayan içeceklerdir. Günde 1,5-2,5 litre civarında sıvı tüketmeye özen gösterin. Eğer et tüketiminiz fazla ise bunu 0,5 litre artırın.</p>
<p><center></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/saglikli-beslenme/kurban-bayraminda-eti-saglikli-tuketmek-icin-12-yol.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göz tedavisinde uyku lensi devri</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/goz-sagligi/goz-tedavisinde-uyku-lensi-devri.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/goz-sagligi/goz-tedavisinde-uyku-lensi-devri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2011 15:33:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bel agri kayisi]]></category>
		<category><![CDATA[bel kayisi]]></category>
		<category><![CDATA[cüneyt ocak uyku lensi]]></category>
		<category><![CDATA[göz eti tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[göz hastalıkları uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[göz kanlanması]]></category>
		<category><![CDATA[göz nezlesi tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[göz seğirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[göz seyirmesi tedavisinde uykunun önemi]]></category>
		<category><![CDATA[göz tedaviside önemli uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[gözde et (pterjiyum]]></category>
		<category><![CDATA[gözde et pterjium dan ameliyattan sonra nelere enfeksiyon kaparmı]]></category>
		<category><![CDATA[gözde uyku ve ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[gözeti ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[gözetiameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[kırmız reji mantarı]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı mantarın ve göz]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı reji]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı reji mantarı]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı reji mantarı göz kuruluğuna iyi]]></category>
		<category><![CDATA[lens göz seyirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[lens uyuma]]></category>
		<category><![CDATA[lensler ve pterjium]]></category>
		<category><![CDATA[mantar göz]]></category>
		<category><![CDATA[miyop göz tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ortokeratoloji yan etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[ortokeratoloji yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[pterjium göz eti ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[rej mantarı]]></category>
		<category><![CDATA[reji mantar]]></category>
		<category><![CDATA[reji mantar ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[reji mantarari]]></category>
		<category><![CDATA[REJİ MANTARI]]></category>
		<category><![CDATA[reji mantarı faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[reji mantarının faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[rejimantarı]]></category>
		<category><![CDATA[uyku lensi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku lensi ocak]]></category>
		<category><![CDATA[uyku lensi yan etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[uyku lensinin yan etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[uykuda göz kanlanması]]></category>
		<category><![CDATA[uzman dr.cüneyt ocak uyku lensi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=429</guid>
		<description><![CDATA[Gözlük, kontakt lens ve lazer tedavilerine alternatif olarak dünyada uygulanmaya başlanan ve &#8220;uyku lensi&#8221; adıyla bilinen ortokeratoloji yöntemi, Türkiye?de de yaygınlaşmaya başladı. Bu yöntemle miyop ve miyop astigmatın tedavi edilmesi veya en aza indirilmesi için özel olarak tasarlanan gaz geçirgen lensler gece göze takılıp uyandıktan sonra çıkarılıyor. Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cüneyt Ocak, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/10/681954_detay.jpg" rel="lightbox[429]" title="Uyku lensi"><img src="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/10/681954_detay.jpg" alt="Uyku lensi" title="Uyku lensi" width="290" height="298" class="aligncenter size-full wp-image-430" /></a></p>
<p>Gözlük, kontakt lens ve lazer tedavilerine alternatif olarak dünyada uygulanmaya başlanan ve &#8220;uyku lensi&#8221; adıyla bilinen ortokeratoloji yöntemi, Türkiye?de de yaygınlaşmaya başladı. Bu yöntemle miyop ve miyop astigmatın tedavi edilmesi veya en aza indirilmesi için özel olarak tasarlanan gaz geçirgen lensler gece göze takılıp uyandıktan sonra çıkarılıyor.</p>
<p><span id="more-429"></span></p>
<p><center></center></p>
<p>Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cüneyt Ocak, &#8220;Bu yöntem 7 yaşından itibaren 4 derece miyopi ile 1.5 derece astigmata kadar uygulanıyor. Uyku lensinin lazer uygulamasından farkı, iz bırakmaması ve miyopinin artması durumunda lensin değiştirilmesidir&#8221; dedi.</p>
<p><center></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/goz-sagligi/goz-tedavisinde-uyku-lensi-devri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Omuz ağrısı nedenleri</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/omuz-agrisi-nedenleri.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/omuz-agrisi-nedenleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 14:09:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu sağlık merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[araba kullanirken sol omuzun agrimasi]]></category>
		<category><![CDATA[boyun ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[göz eti tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser belirtileri kol sızlaması]]></category>
		<category><![CDATA[kemiksizlamasi]]></category>
		<category><![CDATA[kol ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[kol agrisinin]]></category>
		<category><![CDATA[kol agrisinin nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kol kemigin sizlamasi]]></category>
		<category><![CDATA[kol sızlaması]]></category>
		<category><![CDATA[kolların sızlaması]]></category>
		<category><![CDATA[kolların sızlaması ne belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[kürek kemiği ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[kürek kemiği ağrısı nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[meva+faydalari]]></category>
		<category><![CDATA[omuz ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[omuz ağrılarının nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[omuz ağrılarının sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[omuz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[omuz ağrısı nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[omuz ağrısı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[omuz ağrısı tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[omuz ağrısını gidermek]]></category>
		<category><![CDATA[omuz ağrısının verdiği hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[omuz arıları]]></category>
		<category><![CDATA[omuz eklem ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[omuz kemiği ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[omuz sızlaması]]></category>
		<category><![CDATA[omuz sızlaması nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[omuz ve kol ağrısını gidermek]]></category>
		<category><![CDATA[omuzeklemarlar]]></category>
		<category><![CDATA[omuzsizlamasi]]></category>
		<category><![CDATA[sigradan omuz agrırmı]]></category>
		<category><![CDATA[sırt ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[sırt ağrısı omuza inermi]]></category>
		<category><![CDATA[sol kemiklerinin sizlamasi]]></category>
		<category><![CDATA[sol kol kemik sızlaması]]></category>
		<category><![CDATA[sol kurek kemigi agrisi]]></category>
		<category><![CDATA[sol kürek kemiği ağrısı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[sol omuz ağrılarının nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[sol omuz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[sol omuz ağrısı neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[sol omuz ağrısı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[sol omuz ağrısının nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[sol omuz ağrısının tehlikeleri]]></category>
		<category><![CDATA[sol omuz arısı sigar]]></category>
		<category><![CDATA[sol omuz kemikleri]]></category>
		<category><![CDATA[sol omuz sol göz ağrısı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[solomuzkemiği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=424</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, bel, boyun ve diz ağrılarından sonra vücutta en sık rastlanan ve orta yaştaki her beş kişiden birinde görülen omuz ağrılarından kurtulmanın ilk şartının, omzu hareket ettirmek olduğunu söylüyor. Omuz ağrısı sorunu yaşayanlarda ameliyatsız tedavi seçenekleri tükendiğinde omuz için cerrahi girişimler gündeme geliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kıral&#8217;ın verdiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/10/83498338a9782dc4017de5150a8bda1f_1302507922.jpg" rel="lightbox[424]" title="Omuz ağrısı nedenleri"><img src="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/10/83498338a9782dc4017de5150a8bda1f_1302507922.jpg" alt="Omuz ağrısı nedenleri" title="Omuz ağrısı nedenleri" width="370" height="300" class="aligncenter size-full wp-image-425" /></a></p>
<p>Uzmanlar, bel, boyun ve diz ağrılarından sonra vücutta en sık rastlanan ve orta yaştaki her beş kişiden birinde görülen omuz ağrılarından kurtulmanın ilk şartının, omzu hareket ettirmek olduğunu söylüyor. Omuz ağrısı sorunu yaşayanlarda ameliyatsız tedavi seçenekleri tükendiğinde omuz için cerrahi girişimler gündeme geliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kıral&#8217;ın verdiği bilgiye göre, ameliyatlarda döndürücü kılıf kirişlerindeki kireç çökmelerinin temizlenmesi veya yırtıkların tamir edilmesi, bu kirişlere baskı yapan kemik çıkıntılarının kesilerek sıkışmanın ortadan kaldırılması, iltihaplı keseciklerin temizlenmesi ve hatta nadiren de olsa omuz ekleminin yerine suni mafsal takılmasına kadar çeşitli cerrahi girişimler söz konusu olabiliyor. Bunun hangisinin yapılacağına ise hastanın durumu, yaşı, hastalığın evresi gibi faktörlere bakılarak karar veriliyor. Prof. Dr. Kıral&#8217;ın verdiği bilgiye göre, bu cerrahi girişimlerin bir kısmı kapalı yöntemlerle (artroskopi), bir kısmı ise açık yöntemlerle gerçekleştiriliyor.</p>
<p><span id="more-424"></span></p>
<p><center></center></p>
<p><strong>Omuzlar ağrısının nedenleri</strong></p>
<p>Omuz ağrısına yol açan çok sayıda neden olduğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kıral, şu bilgileri veriyor: &#8220;Ağrıların bir kısmı omuz eklemine ait bir sorundan kaynaklanır. Bir kısmı ise başka bir bölgeden yansır veya başka bir hastalığın habercisidir. Omuz ağrıları içerisinde yüzde 60 oranla en fazla rastlanan neden, döndürücü kılıfla ilgili hastalıklardır. Omzun kendi sorunlarından ya da diğer nedenlerle oluşan ağrılar sonucu hasta omzunu uzun süre hareketsiz bırakırsa, omuz hareketlerinin neredeyse tamamen kısıtlandığı ve &#8216;donmuş omuz&#8217; diye nitelendirilen ağır bir tablo ortaya çıkabilir. Hastalığın aşamalarına göre ameliyatsız ve ameliyatlı çözümler vardır.&#8221;</p>
<p><strong>Yapılmaması gerekenler</strong></p>
<p>Omuz ağrılarının yaşın ilerlemesi ve yanlış hareketlerle günlük yaşamı altüst edecek kadar şiddetlenebileceğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kıral, omuz ağrılarından korunmak için, yapılmaması gerekenleri şöyle sıralıyor:</p>
<p>* Ağır paket ve yükler taşıyarak omzunuzu zorlamayın.</p>
<p><center></center></p>
<p>* Araç kullanırken camı açmayın.</p>
<p>* Uzun süre kollarınızı yukarıda tutmanıza yol açan çamaşır asma, perde asma, yüksek raflardan cisimler indirme gibi hareketlerden mümkün olduğunca kaçının.</p>
<p>* Çocuklarınızın okul sıralarında doğru oturmasına dikkat edin ve ağır okul çantaları taşımasına izin vermeyin.</p>
<p><strong>Bunları yapın</strong></p>
<p>* Düzenli omuz egzersizleri yapın. Yoga ve yüzme omuz ağrılarını gidermek için faydalı sporlardır.</p>
<p>* Omuz ağrısı kolayca kronikleşebileceği için erkenden hekime başvurun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/omuz-agrisi-nedenleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınların kalbini çikolata koruyor</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/kadinlarin-kalbini-cikolata-koruyor.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/kadinlarin-kalbini-cikolata-koruyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Oct 2011 20:10:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[bitter chocolate faydalari]]></category>
		<category><![CDATA[bitter çikolata faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[bitter çikolata faydası]]></category>
		<category><![CDATA[bitter çikolata kadın]]></category>
		<category><![CDATA[bitter çikolata sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[bitter çikolatanın faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[bitter çikolatanın faydası]]></category>
		<category><![CDATA[bitter çikolatanın hamilelere faydası]]></category>
		<category><![CDATA[bitter çikolatanın sinire faydası]]></category>
		<category><![CDATA[bitter çikolatanın yararları]]></category>
		<category><![CDATA[çikolata faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[çikolata sağlığı nasıl etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[çikolatanın 13 faydası]]></category>
		<category><![CDATA[çikolatanın faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[çikolatanın faydaları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[çikolatanın sağlığa faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[çikolatanın sağlığa yararı]]></category>
		<category><![CDATA[çikolatanın yararı]]></category>
		<category><![CDATA[çikolatanın yararları]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte çikolata yemek]]></category>
		<category><![CDATA[hamıleler ıçın bıtter çıkolatanın faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelerde bitter]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik bitter]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte bitter çikolata]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte bitter çikolata faydası]]></category>
		<category><![CDATA[hamileyken bitter çikilota yemek]]></category>
		<category><![CDATA[kakao faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[kakao sagliga faydasi]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı badem yyağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=420</guid>
		<description><![CDATA[Daha önce yapılan araştırmalar, çikolata yemenin kan basıncını düşürme etkisi yarattığını ortaya çıkarmıştı. İsveç&#8217;in başkenti Stockholm&#8217;deki Karolinska Enstitüsü&#8217;nün yaptığı araştırmaya göre, çikolata aynı zamanda kadınlarda kalp krizi riskini azaltıyor. Uzun zamanlı bir araştırma yaptıklarını belirten Karolinska Enstitüsü uzmanlarından Susanna Larsson, 1997 yılında 49 &#8211; 83 yaşları arasındaki 33 bin İsveçli kadına yemek yeme alışkanlıklarını sorduklarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/10/679532_detay.jpg" rel="lightbox[420]" title="Çikolata ve kalp krizi"><img src="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/10/679532_detay.jpg" alt="Çikolata ve kalp krizi" title="Çikolata ve kalp krizi" width="290" height="298" class="aligncenter size-full wp-image-421" /></a></p>
<p>Daha önce yapılan araştırmalar, çikolata yemenin kan basıncını düşürme etkisi yarattığını ortaya çıkarmıştı. İsveç&#8217;in başkenti Stockholm&#8217;deki Karolinska Enstitüsü&#8217;nün yaptığı araştırmaya göre, çikolata aynı zamanda kadınlarda kalp krizi riskini azaltıyor.</p>
<p><span id="more-420"></span></p>
<p><center></center></p>
<p>Uzun zamanlı bir araştırma yaptıklarını belirten Karolinska Enstitüsü uzmanlarından Susanna Larsson, 1997 yılında 49 &#8211; 83 yaşları arasındaki 33 bin İsveçli kadına yemek yeme alışkanlıklarını sorduklarını belirtti.</p>
<p>Böylece kadınların yılda yedikleri ortalama çikolata miktarı tespit edildi ve 1997 yılını takip eden 10 yıl içinde de kalp krizi geçiren bin 600 kadın kayıt altına alındı. Enstitü uzmanı Larsson, kalp krizine neden olan faktörleri ayrıntılı olarak incelediklerini ve haftada sekiz gramdan az ya da hiç çikolota yemeyen kadınların daha sık kalp krizi geçirdiğini tespit ettiklerini ifade etti.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>66 GRAM ÇİKOLATA YİYENİN KALP KRİZİ RİSKİ DAHA DÜŞÜK</strong></span></p>
<p><center></center></p>
<p>Araştırmada haftada ortalama 66 gram ya da daha fazla çikolata yiyen kadınların kalp krizi geçirme riskinin daha düşük olduğu sonucuna varıldı.</p>
<p>Araştırma yapılırken kakaosu daha fazla ya da sütü daha çok çikolotalar arasında fark gözetilmedi. Ancak 90&#8242;lı yıllarda İsveçliler&#8217;in genellikle sütlü çikolata tükettiğini belirten Susanna Larsson, eğer sütlü ya da az sütlü çikolatalar arasında ayırım yapmış olsalardı kakaonun koruyucu özelliğinin etkili olup olmadığı konusunda da daha açık bağlantı kurabileceklerini ifade etti.</p>
<p>Larsson ve ekibi, aynı araştırmayı erkekler üzerinde de yapmak istiyor.</p>
<p><center></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/kadinlarin-kalbini-cikolata-koruyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilim adamlarından kadınlara iyi haber</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/bilim-adamlarindan-kadinlara-iyi-haber.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/bilim-adamlarindan-kadinlara-iyi-haber.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Oct 2011 15:08:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[açlığa ne iyi]]></category>
		<category><![CDATA[açlığın bilimsel faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[açliğin faydasi nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[açlık]]></category>
		<category><![CDATA[bilim adamının faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[bilim adamlarının faydaarı]]></category>
		<category><![CDATA[bilim adamlarinin yararlari]]></category>
		<category><![CDATA[bilimadamlarının faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[bilim adamlarının faydası]]></category>
		<category><![CDATA[bitter çikolatanın faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[çikolata bilimsel yarar]]></category>
		<category><![CDATA[çikolata tüketiminin yararları ve zararları]]></category>
		<category><![CDATA[çikolatanın 13 faydası]]></category>
		<category><![CDATA[çikolatanın faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[çikolatanın faydaları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[çikolatanın yararları]]></category>
		<category><![CDATA[kakao faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[kakao tansiyon faydaları varmıdır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=415</guid>
		<description><![CDATA[Bilim adamları, çikolata tüketiminin kadınlarda kalp ve damar hastalıklarıyla felç riskini azalttığını ortaya çıkardı. &#8220;Journal of the American College of Cardiology&#8221; dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, felç riski çikolata tüketen kadınlarda, hiç tüketmeyenlere oranla yüzde 20 daha az. Stokholm&#8217;deki Karolinska Enstitüsü&#8217;nde yapılan araştırmaya yaşları 49 ile 83 arasında değişen 33 bin İsveçli kadın katılmış. Kakaoda bulunan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/10/678644_detay.jpg" rel="lightbox[415]" title="Çikolatanın faydaları"><img src="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/10/678644_detay.jpg" alt="Çikolatanın faydaları" title="Çikolatanın faydaları" width="290" height="298" class="aligncenter size-full wp-image-416" /></a></p>
<p>Bilim adamları, çikolata tüketiminin kadınlarda kalp ve damar hastalıklarıyla felç riskini azalttığını ortaya çıkardı.</p>
<p><span id="more-415"></span></p>
<p><center></center></p>
<p>&#8220;Journal of the American College of Cardiology&#8221; dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, felç riski çikolata tüketen kadınlarda, hiç tüketmeyenlere oranla yüzde 20 daha az.</p>
<p>Stokholm&#8217;deki Karolinska Enstitüsü&#8217;nde yapılan araştırmaya yaşları 49 ile 83 arasında değişen 33 bin İsveçli kadın katılmış.</p>
<p><center></center></p>
<p>Kakaoda bulunan antioksidan özelliğe sahip flavonoidler, düşük yoğunluklu lipoproteinlerin (kötü kolesterol) oksidasyonunu önlediği için kalp ve damar hastalıklarıyla felci engelliyor.</p>
<p>İlk kez Mayalar tarafından yüzlerce yıl önce yapılan ve sihirli olduğu düşünülen çikolatanın, tansiyonu düşürdüğü, insülin direncini azalttığı ve kan pıhtılarını önlediği de biliniyor.</p>
<p><center></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/bilim-adamlarindan-kadinlara-iyi-haber.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nasıl kilo verilir</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/diyet-zayiflama-kilo-vermek/nasil-kilo-verilir.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/diyet-zayiflama-kilo-vermek/nasil-kilo-verilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2011 12:53:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet - Zayıflama - Kilo Vermek]]></category>
		<category><![CDATA[Şişmanlık - Obezite Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[20 kilo nasıl verilir]]></category>
		<category><![CDATA[20 kiloyu ne kadar zamanda veririm]]></category>
		<category><![CDATA[20 nasil verilir]]></category>
		<category><![CDATA[20+kilo+hzl+nasl+verilir]]></category>
		<category><![CDATA[2o kilo nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[en kısa zamanda 20 kilo nasıl veririm]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı kilo verebilirim]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı nasıl kilo verebilirim]]></category>
		<category><![CDATA[ideal kilo]]></category>
		<category><![CDATA[İşim masa başı nasıl kilo veririm]]></category>
		<category><![CDATA[kilo nasıl verilir bilimsel olarak]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[mide kilosu nasıl verilir]]></category>
		<category><![CDATA[mide küçültme ameliyatı sonrası kilo alınırmı]]></category>
		<category><![CDATA[mide küçültme ameliyatından sonra kilo alınırmı]]></category>
		<category><![CDATA[miydekilosu]]></category>
		<category><![CDATA[mucize kilo nasıl verebilirim]]></category>
		<category><![CDATA[nasil 20 kilo verebilirim]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl 20 kilo verilir]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl hızlı kilo verilir]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl kilo verebilirim]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl kilo verilir]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl kilo veririm]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl yağ yakılır]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl yağ yakılır ve zayıflanır]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl zayıflanır]]></category>
		<category><![CDATA[pterjium]]></category>
		<category><![CDATA[sporla nasıl kilo verilir]]></category>
		<category><![CDATA[su yosunu ile nasıl kilo verilir]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid ameliyatı olanlar kilo verebilirm]]></category>
		<category><![CDATA[yağ yakılarak nasıl zayıflanır]]></category>
		<category><![CDATA[yanak da ki kiloları nasıl verebilirim]]></category>
		<category><![CDATA[yanaktan nasıl kilo verilir]]></category>
		<category><![CDATA[yanaktan nasil kilo veri̇li̇ṙr]]></category>
		<category><![CDATA[yosun yağı ve pterjium]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=401</guid>
		<description><![CDATA[Çağımızın en önemli sorunu haline gelen şişmanlık, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye&#8217;de de ölümlere yol açıyor. Sistemik hastalıklar, ilaç kullanımının yanısıra diğer genetik hastalıklar, psikolojik etkenler, çevresel faktörler gibi birçok etken bulunduğunu söyleyen Doç.Dr.İbrahim Aşkar, bu etmenlere bağlı olarak şişmanlık ortaya çıktığını belirtti. Şişmanlığa bağlı olarak şeker hastalığı ve kalp damar hastalıklarının da riskleri artırdığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/10/20110827_1416_1729852558.jpg" rel="lightbox[401]" title="Nasıl kilo verilir"><img src="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/10/20110827_1416_1729852558.jpg" alt="Nasıl kilo verilir" title="Nasıl kilo verilir" width="289" height="298" class="aligncenter size-full wp-image-402" /></a></p>
<p>Çağımızın en önemli sorunu haline gelen şişmanlık, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye&#8217;de de ölümlere yol açıyor. Sistemik hastalıklar, ilaç kullanımının yanısıra diğer genetik hastalıklar, psikolojik etkenler, çevresel faktörler gibi birçok etken bulunduğunu söyleyen Doç.Dr.İbrahim Aşkar, bu etmenlere bağlı olarak şişmanlık ortaya çıktığını belirtti. Şişmanlığa bağlı olarak şeker hastalığı ve kalp damar hastalıklarının da riskleri artırdığını söyleyen Doç.Dr.Aşkar, &#8220;İnsan ömrünün uzaması, sosyo ekonomik seviyenin artması, masa başı işlerin artması da çevresel faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır&#8221; dedi.</p>
<p><span id="more-401"></span></p>
<p><center></center></p>
<p>Bütün bu etkenler göz önüne alınırsa, şişmanlıkla mücadele ve formumuzu korumak yaşam boyunca dikkatle uymamız gereken bir yaşam felsefesi olduğunu ifade eden Aşkar, nasıl kilo verileceği konusunda ise şu ipuçlarını verdi:</p>
<p>&#8220;Şişman veya kilolu biri iseniz, öncelikle yol açan etkenleri değerlendirmek için, doktora başvurmalıdır. Gereken muayene ve testler yapıldıktan sonra tanı konulursa, yapılan tedaviden sonra şişmanlık bertaraf edilebilmektedir. Hormonal hastalıklar, hipotiroidizm (guatr), yetersiz su alımı, depresyon ilaçlarının kullanımı, kortizonlu ilaç kullanımı gibi nedenler tedavi ile rahatlıkla düzeltilebilmektedir.</p>
<p><center></center></p>
<p>Ancak herhangi bir tanı konulamadığında diyet ve spor aktiviteleri ile şişmanlık yada fazla kiloların üstesinden gelinmeye çalışılır. Kişiler sürekli olarak şişmanlık ve fazla kilolarlardan kurtulmak için mucize yollar aramaktadır. Bu konuda yapılan sayısız bilimsel çalışmalar da kısa sürede nasıl kilo verdirileceği üzerinde durmuştur. Ancak halen Mucize bir yol bulunmamamıştır. Diyet uygulamalarından sonra kişiler ideal kilolarına kavuşsalar da mutlaka formu ve kiloyu korumak için yaşam felsefe ve alışkanlıklarını değiştirmeleri gerekmektedir. Yoksa çoğunda olduğu gibi yeniden eski kilolu şişman hallerine dönmektedirler.</p>
<p>Diyet ve spor aktivitelerini tam olarak uygulayamayan kişiler ise kiloları morbid obez tablosuna doğru ilerliyorsa, mideye kelepçe, balon yada bypass ameliyatları gibi yöntemlere yönelmektedir. Bu yöntemlerin hepsi riskli olmakla beraber riski diğerlerine göre göreceli olarak az olanı ve randıman vereni gastrik bypass (mide küçültme ameliyatı olarak da bilinir) ameliyatıdır&#8221;.</p>
<p><center></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/diyet-zayiflama-kilo-vermek/nasil-kilo-verilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hijyen için el temizliğine dikkat</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/hijyen-icin-el-temizligine-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/hijyen-icin-el-temizligine-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2011 19:40:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk - Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[el hijyeni]]></category>
		<category><![CDATA[el temizleme]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliği]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliği nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliği ne zaman ve nasıl yapılır sağlık bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliği neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliği niçin önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliği sağlık açısından neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliği sağlık açısından önemi]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliği sağlık açısından önemi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[el temizligi saglık açısındanönemi]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliğiinin sağlık açısından araştır]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliğin sağlık açısından önemi]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliğin sağlık açısından önemi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[el temizligin saglık açısından önemi nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliğini sağlık açısından önemi]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliğinin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliğinin önemi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliğinin sağlığımız açısından önemi]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliğinin sağlık açınsından önemi]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliğinin sağlık açısından]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliğinin sağlık açısından önemi]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliğinin sağlık açısından önemi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliğinin sağlık açısından önemini]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliginin saglık acısından yararları]]></category>
		<category><![CDATA[el temizliğininsağlık]]></category>
		<category><![CDATA[göz kuruluğu]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklardan korunmanın yolu el temizliği...]]></category>
		<category><![CDATA[HİJYENİK EL TEMİZLİĞİ NASIL YAPILIR]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık açısından el temizliğinin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[temizliğin sağlığımız için öneminiaraştır]]></category>
		<category><![CDATA[TEMİZLİGİN SAGLIK ACISINDAN ÖNEMİNİ ARAŞTIR]]></category>
		<category><![CDATA[temizligin saglık açısını araştır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=390</guid>
		<description><![CDATA[Selçuk Üniversitesi (SÜ) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rahmi Örs, hava değişimiyle birlikte hastalık yapan virüslerin çoğaldığını, bu virüslerin en çok bağışıklık sistemi yeterince gelişmemiş çocukları ve bebekleri etkilediğini söyledi. Bebeklerde hastalıkların önlenmesi veya en aza indirilmesi için dikkat edilmesi gereken en önemli şeyin hijyen olduğuna dikkati çeken Örs, bebeklerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/10/678403_detay.jpg" rel="lightbox[390]" title="Hijyen için el temizliğine dikkat"><img src="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/10/678403_detay.jpg" alt="Hijyen için el temizliğine dikkat" title="Hijyen için el temizliğine dikkat" width="290" height="298" class="aligncenter size-full wp-image-392" /></a></p>
<p>Selçuk Üniversitesi (SÜ) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rahmi Örs, hava değişimiyle birlikte hastalık yapan virüslerin çoğaldığını, bu virüslerin en çok bağışıklık sistemi yeterince gelişmemiş çocukları ve bebekleri etkilediğini söyledi.</p>
<p><span id="more-390"></span></p>
<p><center></center></p>
<p>Bebeklerde hastalıkların önlenmesi veya en aza indirilmesi için dikkat edilmesi gereken en önemli şeyin hijyen olduğuna dikkati çeken Örs, bebeklerin küçük çaplı enfeksiyonlardan bile hemen hasta olabileceğini, enfeksiyonların büyük bölümünün elle temasla bulaştığı için bebeklerin bakımıyla ilgilenen kişilerin ellerini sıkça yıkaması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Kendilerine gelen bebek hastalardan büyük bölümünün ailelerin ellerini yıkama konusunda yeterince dikkat göstermemesi nedeniyle kaynaklandığının tespit edildiğini anlatan Örs, şunları kaydetti:</p>
<p><center></center></p>
<p>&#8220;Bu nedenle bebeğin bakımını yapan kişilerin bebekle temastan önce, bebeğin altını değiştirirken veya karnını doyururken mutlaka ellerini yıkaması gerekir. Hijyen için sadece ona bakan kişinin ellerini yıkaması yetmez. Bebeğin veya çocuğun elleri de sıkça yıkanmalı veya eller kolonyalı mendille temizlenmelidir. Ayrıca hasta eden virüslerin arttığı kış aylarında bebeğin soğuktan korunmasının da vücut direncinin düşmesini, hasta olmasını önleyebilir. Özellikle bebeklere başlarının üşümemesi için şapka giydirilmelidir. Bebeğin terleyip üşümesini önlemek için aşırı elbise giydirilmesinden kaçınılmalıdır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/hijyen-icin-el-temizligine-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neden depresyona gireriz ?</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/neden-depresyona-gireriz.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/neden-depresyona-gireriz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Sep 2011 19:40:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık - Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon belirtileri ve nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon nedenleri araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon ve arastirma]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonun belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonun nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonun sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonun sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[gizli depresyon belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda çocuk sonrası gizli depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz zamani depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[neden depresyona gireriz]]></category>
		<category><![CDATA[sagliklibilgi.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=364</guid>
		<description><![CDATA[GENETİK Araştırmalar, depresyonun oluşmasında genlerle birlikte çevresel faktörlerin etkisine dikkat çekiyor. Eğer bir kadının genlerinde depresyon geçmişi varsa, hastalanma riski yüksek. Fakat bu değişmez bir kaide değil. KİMYASALLAR VE HORMONLAR Beyin kimyası depresif bozuklukların belirleyici bir etkeni olarak gözüküyor. Modern beyin tarama teknikleri sayesinde, depresyondaki kişilerin beyinlerinin sağlıklı bireylerden farklı gözüktüğü tespit edildi. Beynin, ruh [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/09/672855_detay.jpg" target="_blank" rel="lightbox[364]" title="Neden depresyona gireriz ?"><img class="aligncenter size-full wp-image-365" title="Neden depresyona gireriz ?" src="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/09/672855_detay.jpg" alt="Neden depresyona gireriz ?" width="290" height="298" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>GENETİK</strong></span></p>
<p>Araştırmalar, depresyonun oluşmasında genlerle birlikte çevresel faktörlerin etkisine dikkat çekiyor. Eğer bir kadının genlerinde depresyon geçmişi varsa, hastalanma riski yüksek. Fakat bu değişmez bir kaide değil.</p>
<p><span id="more-364"></span></p>
<p><center></center></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>KİMYASALLAR VE HORMONLAR</strong></span></p>
<p>Beyin kimyası depresif bozuklukların belirleyici bir etkeni olarak gözüküyor. Modern beyin tarama teknikleri sayesinde, depresyondaki kişilerin beyinlerinin sağlıklı bireylerden farklı gözüktüğü tespit edildi. Beynin, ruh halini, düşünmeyi, uykuyu, iştahı ve davranışı düzenleyen bölümlerinin depresyon sırasında normal çalışmadığı ortaya çıktı. Bununla birlikte, beyin hücrelerinin iletişiminde aktif olan nörotaşıyıcı kimyasalların dengesini kaybettiği anlaşıldı. Ama ne yazık ki bu belirtiler, depresyonun neden ortaya çıktığını açıklayamıyor.</p>
<p>Ayrıca bilim adamarı, hayat boyunca değişiklik gösteren kadın hormonlarının etkileri üzerine çalıştı. Araştırmalar hormonların, duygu ve ruh halini kontrol eden beyin kimyasalları üzerinde direkt etkisi olduğunu gösterdi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Regl öncesi disforik düzensizlik</strong></span></p>
<p>Kadınların regl öncesi dönemde hassaslaşmaları ve duygusallaşmaları, regl öncesi disforik düzensizlik (RDD) diye adlandırılıyor. RDD yaşayan kadınlarda genellikle depresyon, kaygı ve asabiyet gözleniyor. Her RDD sırasında beklenmedik hormonal değişimler meydana gelmese de yaşanan değişime karşı beden farklı tepkiler gösterebiliyor.</p>
<p>Regliye bağlı hormonal değişimler, beyin kimyasında ruh halini değiştirecek etkiler yaratıyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Doğum sonrası depresyonu</strong></span></p>
<p>Kadınlar özellikle doğum sonrasında, hormonların, fiziksel değişikliklerin ve çocuk sahibi olmanın getirdiği yeni sorumlulukların ağırlığının etkisiyle, depresyona eğilimli oluyor. Birçok yeni anne loğusa sendromu olarak da bilinen kısa dönemli bir ruh hali değişimi yaşıyor. Bazı kadınlar ise doğum sonrası (postpartum) depresyonu olarak adlandırılan, çok daha ağır etkileri olan ve aktif tedaviyle birlikte duygusal destek de gerektiren bir hastalık geçiriyor. 2006?da Danimarka?da yapılan bir araştırmaya göre doğum ertesi kadınlarda depresyon dahil birçok ruhsal bozuklukluğun ortaya çıkma riski artıyor. Aynı araştırmada doğum sonrası depresyonu yaşayan kadınların hamilelik döneminde de sıklıkla depresif dönemler geçirdikleri ortaya çıktı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MENOPOZ</strong></span></p>
<p><center></center></p>
<p>Menopoz öncesiyle menopoz arasındaki dönemde hormonal hareketlilik artıyor. Bazı kadınlar bu dönemi sorunsuz atlatabilirken bazılarında depresyon belirtileri gözleniyor. Menopoz sonrasında ise kadınlarda depresyon daha nadir ortaya çıkıyor. Stress Travma, sevilen birinin kaybı, zor bir ilişki veya gergin bir olaydan sonra sıklıkla depresyon gözleniyor. Ek iş, evdeki sorumluluklar, çocukların ve yaşlıların bakımı, yoksulluk depresyonu tetikleyebiliyor.</p>
<p>Michigan Üniversitesi&#8217;nin yaptığı bir araştırmaya göre kadınlar, depresyon riskini artıran stres altındayken erkeklere göre daha fazla reaksiyon gösteriyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>YAN HASTALIKLAR</strong></span></p>
<p>Depresyon ve diğer hastalıklar arasındaki etkileşim insandan insana, durumdan duruma farklılıklar gösteriyor. Özellikle kadınlar arasında depresyon, birçok kez anoreksiya nervosa, bulimia nervosa gibi beslenme bozukluklarıyla bir arada yaşanıyor. Kadınların erkeklere oranla anksiyete hastalığına yakalanma riski daha fazlayken, depresyon sırasında erkekler arasında alkol ve madde kullanımı veya bağımlılığı kadınlardan daha fazla rastlanan bir durum.</p>
<p>Depresyonla birlikte görülen hastalıklar arasında çoğu zaman kalp rahatsızlığı, kanser, HIV/AIDS, diyabet, parkinson, tiroid problemleri ve multipl skleroz gibi tıbbi hastalıklar da yer alıyor. Üstelik depresyon, bu tip hastalıkları daha ciddi bir hale sokabiliyor. Bu kişiler tedaviye zor adapte oluyor. Seattle?daki Washington Üniversitesi?nde yapılan araştırmaya göre depresyonu, ona eşlik eden hastalıklarla aynı zamanda tedavi etmek, iki hastalığın da düzelmesini kolaylaştırıyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>YARDIM NEREDEN ALINIR ?</strong></span></p>
<p>Nasıl ve nereden yardım alacağınıza emin değilseniz aile doktorunuza danışabilirsiniz. Size yardımcı olabilecek diğer adreslerin başında psikyatr, psikolog gibi ruh sağlığı uzmanları geliyor. Acil servis doktorları da aynı zamanda geçici destek sağlama ve yönlendirme konusunda yardımcı olabilirler.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>KENDİNİZE YARDIM ETMENİN DİĞER YOLLARI</strong></span></p>
<p>* Depresyonda olduğunuzu kabul ettiğiniz zaman tedavi etkisini gösterecektir. Karamsarlık ise sizi çuvallatır.<br />
* Kendinizle uğraştığınız bu dönemde hafif aktiviteler yapın. Sinemaya, maça veya sizi bir zamanlar eğlendiren yerlere gidin.<br />
* Çevrenizden kopmayın, katılımcı olun. İnsanların sizinle ilgilenmesine izin verin.<br />
* Gerçekçi hedefler belirleyin. Büyük görevleri unutun. Elinizden geldiğince yapacağınız işler edinin.<br />
* Ruh halinizin bir anda düzeleceğini veya depresyondan hemen kurtulacağınızı sanmayın. Süreç kademe kademe işleyecek. Depresif haliniz düzelmeden önce uyku ve yemek alışkanlıklarınız düzene girecektir.<br />
* Evlilik, ayrılık veya iş değiştirme gibi ciddi konuları konuşmayı kendinizi daha iyi hissedene kadar erteleyin. Kararlarınızı sizi iyi tanıyan, hakkınızda objektif görüşlere sahip kişilerle tartışın.<br />
* İyimserliğe her zaman güvenin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/genel-saglik-bilgileri/neden-depresyona-gireriz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arabada sigara içmek 27 kat zararlı!</title>
		<link>http://www.sagliklibilgi.com/saglik-haberleri/arabada-sigara-icmek-27-kat-zararli.html</link>
		<comments>http://www.sagliklibilgi.com/saglik-haberleri/arabada-sigara-icmek-27-kat-zararli.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jul 2011 22:54:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sagliklibilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[15 yaşında sigara içince nolur]]></category>
		<category><![CDATA[15 yaşında sigara içiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[15 yaşında sigara içmenin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[15 yaşındayım sigara içiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[15 yaşındayım sigara içmek]]></category>
		<category><![CDATA[15 yaşındayım ve sigara içiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[arabada neden sigara]]></category>
		<category><![CDATA[arabada sigara icilirmi]]></category>
		<category><![CDATA[arabada sigara içince ne olur]]></category>
		<category><![CDATA[arabada sigara içme hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[arabada sigara içmek]]></category>
		<category><![CDATA[arabada sigara içmek 27 kat zararlı!]]></category>
		<category><![CDATA[arabada sigara içmek neden daha zararlı]]></category>
		<category><![CDATA[arabada sigara icmenin zararlari]]></category>
		<category><![CDATA[arabada sigaranın zararları]]></category>
		<category><![CDATA[arabanın içinde sigara içmek]]></category>
		<category><![CDATA[araç içerisinde sigara içmenin sakıncaları]]></category>
		<category><![CDATA[diş teli sigara içince ne olur]]></category>
		<category><![CDATA[saglik bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[saglikli cilt bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı sigara içme]]></category>
		<category><![CDATA[sagliklibilgi.com]]></category>
		<category><![CDATA[sigara içince ne olur]]></category>
		<category><![CDATA[sigara icmek saglikli]]></category>
		<category><![CDATA[sigara varise zararlımı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara varise zararlımıdır]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın zararı]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın zararları]]></category>
		<category><![CDATA[varise sigara]]></category>
		<category><![CDATA[varise sigara zararlımıdır]]></category>
		<category><![CDATA[yaban mersini sigara]]></category>
		<category><![CDATA[yabanmersini sigara gibi içilirmi]]></category>
		<category><![CDATA[yuruyus varise zararlimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibilgi.com/?p=357</guid>
		<description><![CDATA[İngiliz Doktorlar Birliği, araç içinde sigara içilmesinin özellikle çocuklarda sağlık sorunlarına neden olabileceğini bildirerek bu uygulamanın yasaklanması gerektiği konusunda oylama yaptı. Oylama sonucunda yasak getirilmesi gerektiği konusunda karar alındı. Derneğin yıllık toplantısında doktorlar araçlarda sigara tüketimini kabul edilemez olarak tanımladı. Derneğin Kamu Sağlığı Komitesi Başkanı Douglas Noble &#8220;Arabalarda sigara içmek toksik bir tehdit. Sigara tüketimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.sagliklibilgi.com/wp-content/uploads/2011/07/644596_detay.jpg" alt="Arabada sigara içmek" title="Arabada sigara içmek" width="290" height="298" class="aligncenter size-full wp-image-358" /></p>
<p>İngiliz Doktorlar Birliği, araç içinde sigara içilmesinin özellikle çocuklarda sağlık sorunlarına neden olabileceğini bildirerek bu uygulamanın yasaklanması gerektiği konusunda oylama yaptı. Oylama sonucunda yasak getirilmesi gerektiği konusunda karar alındı. Derneğin yıllık toplantısında doktorlar araçlarda sigara tüketimini kabul edilemez olarak tanımladı.</p>
<p><span id="more-357"></span></p>
<p><center></center></p>
<p>Derneğin Kamu Sağlığı Komitesi Başkanı Douglas Noble &#8220;Arabalarda sigara içmek toksik bir tehdit. Sigara tüketimi sonrasında araçlardaki partiküller evdekilere oranla 27 kat daha fazla. Sigara yasağı öncesi barlardaki hava, aracın içindekinden 20 kat daha temiz. Egzoz borusunu aracınızı içine soksanız bile daha güvenli. Hamileleri ve çocukları korumak için yasak getirilmeli. Hükümetin bu çağrımızı dikkate alacağını düşünüyorum.</p>
<p><center></center></p>
<p>Ayrıca araç içinde sigara tüketiminin trafik kazalarını artırdığına dair kesinleşmiş veriler de var&#8221; dedi. Vatan Gazetesi&#8217;nde de yer alan habere göre, yine İngiltere&#8217;de yapılan bir araştırmaya göre, 8-15 yaş arası çocukların yarısı yaptıkları yolculuklarda sigara dumanına maruz kalıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibilgi.com/saglik-haberleri/arabada-sigara-icmek-27-kat-zararli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

